Sizin hükümet neden yoksulluk sorununa çözüm getirecek bir plan yapmadı? Dünyanın her köşesinde insanlar...
Yoksulluk sorunu ha! Umberto sözcükleri yüksek sesle yineleyip kahkahalar atarak onun sözünü bölüyor. Bizim ülkede yoksulluk sorun falan değildir. Hayattır yoksulluk. Zengin olmanın bir yolu varsa, yoksul olmanın binlerce yolu vardır.
Anne ile baba sık sık oğullarına bakarak sanki onun desteğini istiyorlar. Babası, bakışlarıyla güven veriyor, annesiyse güven arıyor. Oğlan bir araya gelmekte çok geciktiklerini seziyor, ikisinin ayrı ayrı ona vermeye hazır olduklarını, bir zamanlar belki de bağrına basacağı şeyi alacak çocuk değil o artık. Kendi yaşam diliminde onlardan daha yaşlı: Bu yaşam dilimini değerlendirmede gösterdikleri saflıkla asıl onlar iki küçük çocuğu andırıyorlar.
Tarih dediğimiz, baştan sona çağdaş tarihtir: Sözcüğün beylik anlamında değil elbet, o anlamda çağdaş tarih, yakınca bir geçmişin tarihidir, ben daha dar anlamında kullanıyorum sözcüğü: kişinin, bir iş yaparken onun bilincinde olması anlamında. Bu açıdan bakıldığında tarih, yaşayan bilincin kendini tanımasıdır. Çünkü tarihçinin irdelediği olaylar uzak bir geçmişte yaşanmış olsalar bile, tarihteki yerlerini almaları tarihçinin zihninde titreşmeleri sayesinde olur.