#JohnBerger ‘sen #G. sıradışı bir deneyim oldu benim için. Uzun uzun, hazmederek okudum ancak uzatmadan bahsedeceğim. Karakterimiz G. ‘nin dünyaya geliş hikayesi ve çocukluk travmaları ile başlıyor ilk bölüm.
Umberto hali vakti yerinde bir tüccar, evli ama çocuğu yok, eşini terk etmesi yaşadığı dönemde ve toplumda mümkün değil. Başına buyruk, genç, tutkulu Laura ile birliktelikleri oluyor derken Laura hamile kalıyor ama metres hayatı yaşamaktan usanmış. Bir araya gelmeleri için Umberto’nun karısının ölmesini beklemek zorundalar. Umberto, Laura’ya ve doğacak oğluna yaşadığı yere (Livorno-İtalya) yakın bir yerde ev açmak istiyor ancak Laura tek başına çocuğuna bakmayı planlıyor ve Umberto’ya oğlunu göstermemeye karar veriyor.
“Demek Livorno'ya gelmemiz yakışık almaz. Demek senin yasadışı karın ve çocuğun olacağız ille de. Buna ne derler biliyor musun? Bizim orada piç derler. Senin piçin olabilir ama benim çocuğum o. Livorno'ya o yüzden gelemeyiz.
Parlamasana canım!
Livorno'ya gelmeme neden hiç izin vermedin? Durumun açığa çıkmasından korktun.
Seni hoşnut edebilmek için elimden geleni yapmaya çalıştım. Birlikte geçirdiğimiz günlere gölge düşmesin istedim. Şimdi de öyle düşünüyorum. Öyle olsun istiyorum. Ama şimdi çok daha fazla şey var paylaşacağımız. Olanlara inanamıyorum. Başımıza gelenlere, ben Umberto ile sen Laura'ya olanlara. Her şey değişti artık.
Peki metresinle piçine kentte bir ev tuttuğunu söylediğinde karın ne diyecek?
Hiç.
Ona açılacak mısın?
Hayır.
Öğrenemeyeceğini mi düşünüyorsun? Öğrenecek tabii, ama ses çıkarmayacak.
Bir de bizimle gurur duyduğunu söylemiştin! Sen baba falan değilsin, Amerikan fıstığına düşkün bir zamparasın düpedüz.”
Laura’nın yaşam şartlarında, bebek ile ilgilenecek birileri hep vardı ve aralarında bir bağ gelişemedi. Kendini