Eğer gerçek bir hayat yaşamak istiyorsan , gerçekten de bir amacın olsun istiyorsan , önce ölüm korkusunu atacaksın üstünden !
... Hayat ölüme dahil Gaza. Bir işe başlamak , bitirmenin yarısı derler ya . Doğmak da öyle işte . Ölmenin yarısı ..
Kısırdöngü asla yok olmaz . Sadece genişler, sonra da kendini unutturur. Niye ? Çünkü döngü dediğin , bildiğin daire . Üstünde tam tur atmak o kadar uzun sürer ki , aynı noktadan ikinci kez geçtiğini anlayamazsın bile. Hatta bazen , kısırdöngü öyle bir genişler ki başladığın yere dönmeye ömrün bile yetmez . İnsan da, kör bir at gibi koşturur üstünde . Düz gittiğini zanneder. İlerlediğini. Hatta ilerlerken öldüğünü düşünüp son nefesini bile huzurla verir! Ama kör olmak şart, tabi ! Yoksa anlarsın aynı yerde dönüp dolaştığını . Onun için yaşlıların gözleri bozulur ..kısırdöngüye karşı doğal bir savunmadır ..
Ne de olsa , yoksulluk hepimiz için kol mesafesindeydi . Hatta dirsek mesafesinde . Yoksul aile bulalım diye şöyle bir uzansak , kolumuzu tam geremeden birine çarpardık.
Her şey kumaşlarla ilgiliydi. .. Hala çıplak kalabilmiş birkaç Amazon yerlisinin yüzlerindeki o huzur , kumaşsızlıktan geliyordu. Benim yüzümdeki huzursuzlukta , kumaşlarımızın aynı olduğu babamla konuşuyor olmamdan..