yonca

yonca
@Epigraff
Akıl bir bahçedir.... Victor Hugo
Kısaca
Sonuçta her şeyi teke indirmek için uğraşmaya başladık. Çünkü doğrusu buydu! Tek Tanrı , tek lider, tek devlet, tek ulus..Ancak hepsinden önce tek düşman ! Teklik kavramı bir buluş , bir mucizeydi . Sonunda herkesin herkesle savaşma ihtimalini , herkesin tek kişiye karşı savaşması gerektiğini savunarak sonsuza kadar ortadan kaldırabilirdik. Evet , linç , bir tür savaştı . Çoğunluğun azınlığa karşı açtığı bir savaş . Tek olana karşı verilen bir savaş . Dolayısıyla , bu tek düşmana karşı verilen savaşta , önce aileler , sonra kabileler, en sonunda da topluluklar bir araya geldi. Ve icat edilene kadar eksikliği hep hissedilmiş olan TOPLUM sonunda yaratılmış oldu. Peki, bütün o insanların bir araya gelmesi için , ihtiyaç duyulan tek düşman kim miydi? Ne önemi vardı ki ! Kimin umrundaydı. Hem savaşlarda , düşmanın adı olmazdı! Düşman , düşman olarak bilinirdi ! Çünkü bir adı olduğu fark edilince bir insan olduğu da hatırlanabilir ve savaş artık o kadar da soğukkanlı geçmeyebilirdi .. Linç varsa birlik vardı . Birlik varsa kaos yoktu. Kaos yoksa ticaret vardı. Ticaret varsa ilerleme vardı . Ve ilerleme varsa daha çok ticaret vardı ! Sonra da daha çok ilerleme ! Geberene kadar ilerleyebilirdik artık ! Böylece iki ayağımızın üzerine boşuna doğrulmamış olduk. Geleceğe doğru dev adımlar atmak için hazırdık ve bütün bunlar harikaydı ..
Sayfa 363·Kitabı okudu
Reklam
İnsanların destelerce doğup düzinelerce öldüğü bir toprakta büyümüştü. Ve tek isteği , her insanın yalnız başına doğup yalnız başına öldüğü bir toprağa gitmekti ..
Sayfa 172·Kitabı okudu
Edebiyat
Makale
Olağan zamanlarda halkıyla iletişim halinde bulunan bir lider , herhangi bir krizle karşılaştığında içine kapanır ve kararlarının, ileride sorgulanmaması adına , yönettiği kişilerden Bilgi saklamaya başlar . Bu davranışın bir başka nedeni de , olası paniği engelleyerek toplumsal düzeni , dolayısıyla da otoritesinin sürmesini sağlamaktır. Kriz zamanlarında Lider; yöneticiliği kişisel bir yükümlülük olarak değerlendirmeye başlar. Bunun sonucunda da halkı için harcamış olduğu emek ve zamanı , bir fedakarlık olarak görür. Krizin uzamasıyla birlikte , liderin içinde biriken bu fedakarlık duygusu , halkına karşı ,iltihaplı bir öfkeye dönüşür . Böylece bir zamanlar uğruna “böbreğini bile vereceği” halkıyla yaşadığı en küçük uyumsuzluk , o iltihabın , düşünce dünyasına sıçramamasına neden olur. Bu da “nankör” halkından ayaküstü intikamlar almasıyla sonuçlanır...
Sayfa 169·Kitabı okudu
1000Kitap
Gücün Gücü
Eğer bilgi, kişinin ayağına kadar geliyorsa , mutlaka ona bir şeyler pazarlamak için üretilmiştir. Ya politik bir yalanı , gerçek diye yutturacak ya da yeni çıkmış bir telefon satacaktır .
Sayfa 168·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne de olsa politika ,insan bedenine giren yabancı bir madde gibiydi . Platin bir çubuk kadar yapaydı. Toplumdaki iş bölümünün doğal olarak gelişmemesinin önündeki en büyük engeldi. İnsan bedenine aykırıydı..
Sayfa 141·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam