Bir Kıbrıs Romanı..
Anavatandaki ‘keşke’lerden, yavru vatandaki ‘belki’lere uzanan zorlu, onurlu ve umut dolu bir yolculuk…
Hem roman okuyup, hem sıkılmadan tarihimizi öğrenmek istiyorsanız, tüm gerçekleriyle, kanıtlanmış kaynakçalarıyla kesinlikle önerdiğim bir kitap.
‘Belki’ ile Kıbrıs’a ait aslında ne kadar az şey bildiğimi fark ettim. Gerçeklerle sarsıldım. Çok iyi analizler yapılmış. Yer yer Osmanlı Tarihinin bilinmeyenlerine tanıklık edip, Kıbrıs’ta yaşananlarla yüz yüze geliyorsunuz.
İnsan öğrenince, aynı zamanda öğretmek de istiyor. Onun için bol bol alıntılar paylaştım burada. O kadar dolu dolu bir kitap ki, ne yazsam eksik kalır. Tavsiye etmekten ziyade, elimden gelse herkese zorla okutmak isterdim.:)
Sema Soykan’ı bu kitabı yazmaya yönelten sebep, Atamızın Kıbrıs’a işaret etmesi olmuş. Atatürk’ün buradaki sözü, ‘Efendiler! Kıbrıs’a dikkat ediniz. Kıbrıs düşman eline geçerse, ikmal yollarımız kapanır. Bu ada bizim için çok önemlidir!’ yazarımızda merak uyandırıp, bu adayı daha derinden araştırmaya yöneltmiş. Ve tam 2,5 yıl araştırmaların sonucu, gün yüzüne çıkan, yıllardır bizlere yanlış öğretilen tüm bu bilgileri bir kitapta toplamış ve paylaşmış.
Yazarın kendisi de belirttiği gibi, amaç düşmanlık tohumları ekmek değil. Bizlere yansıtılan her türlü kirli bilginin doğru öğretilmesidir. Bizler haberlerin çarpıtılmasıyla maalesef ki çoğu bilgiyi doğru duyamıyoruz. Ve geçmişimiz unutulmamalı, sorgulanmalı. Çünkü bu topraklar bize Ata’mızdan emanet, korumak da bir nevi vaziyettir.
Atatürk’ün sağlığında önem verdiği iki yer vardı; biri Hatay, diğeri de Kıbrıs’tı. İkisi de şuan üzerinde oyunların oynandığı, 3 dinin de kutsal sayıldığı ve stratejik olarak konumları nedeniyle de önemli yerlerdi.
1571’de Osmanlı Kıbrıs’ı aldı, 50.000 şehitle fethetti. Neden