Hz. Muhammed'i (sav) düşününüz: Bu şanlı peygamber, ümmi idi. Yani fani bir hocadan ders alıp öğrenmemişti. O' nun bir hocası vardı ki hocaların hocası, vahy yolu ile Allah idi. Bunun içindir ki, Hazreti Muhammed'in (sav) ilmi, Eflatun'un veya herhangi bir alim veya filozofun ilmi gibi aklın, tecrübe ve müşahedenin hudutları içine sıkışıp kalmamıştı. Şanlı peygamberin ilmi bilakis aklın ötelerinde ve her faninin idrak havsalasına sığmayan alemlerde yüzmekteydi. Netice: bugün Hazreti Muhammed (sav) yüzlerce milyon insanın gönlünde yaşamaktadır.
Fikir ifadeden, mânâ kelimeden ibaret değildir. Fakat ifadeden ayrı fikir, kelimeden ayrı mânâ, fikir ve mânâ değildir. Bu sadece bir vehim ve hayaldir.
Seneler içinde tatbik edilen müthiş bir tenkil(uzaklaştırma) politikası, bu memlekette yüksek ehliyette din alimi yetişmesine ve yüksek vasıfta din eseri çıkmasına imkan bırakmamıştır. Bu sebeple, din bahsinde efkarı kapkara bir cehalet bürümüştür. (Not: İlk baskı tarihi 1954)