Seslerin yerini sessizliğin; yaşamanın, gülmenin, mutluluğun yerini sensizliğin aldığı dünya.
Kurumuş dallara dönmek, bir daha hiç yeşermeyecek dallara.
El sallayamamak uzaklara bir daha...
Kısaca ölüm sanırım.
Bir kere baş göstermiş, yani değiştirilmesi artık mümkün olmayan bir olayda insan, "başka türlü olabilirdi" diye düşünme hakkını bile kendine tanımamalı; hele bu olay nasıl önlenebilirdi diye hiç düşünmemeli. Çünkü tam da bu düşünce, acıyı katlanılmaz bir boyuta çıkaran şeydir.
İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlardan uzak olmak istiyordum, gidecek yerim yoktu ama. İntihar? tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum, ama izin vermezlerdi.