Işık da uzayzamanda en kısa yolu izler. Dolayısıyla bükülmüş uzayda ışık, eğri bir çizgi izleyerek hareket eder. Işık kütle çekim alanları tarafından bükülür.
Einstein kütleçekimin diğer kuvvetler gibi bir kuvvet olmadığını, uzayzaman bükülmesinin sonucu olduğunu gösterdi. Gezegenlerin güneş etrafında dönmelerinin nedeni, uzayzamanın içerisindeki kütle ve enerjinin dağılımı nedeniyle bükülmüş olmasıdır.
Güneş birden ortadan kalksaydı, bu şimdiki zamanda dünyada olanları etkilemezdi, çünkü güneşin ışığı veya kütleçekim etkisinin dünyaya erişmesi 8 dakika alır. Aslında evrene baktığımızda onu geçmişteki haliyle görüyoruz.
Evrendeki tüm olayları üç sınıfa ayırabiliriz:
Şimdi zamanda bir X olayı olmuş olsun; ışık hızında veya ışık hızının altında hareket eden etkiler yoluyla elde edilebilen olaylar, şimdiki zamanın geleceğinde yer alır.
Şimdiki zaman sadece gelecekteki olayları etkileyebilir çünkü hiçbir şey ışıktan daha hızlı hareket edemez.
Benzer biçimde geçmişteki etkiler de ışık hızında veya ışık hızının altında hareket ederek şimdiki olaya ulaşması mümkün olan tüm olayların kümesi olarak tanımlanabilir.
Şimdiki zamanın geleceği veya geçmişinde yer almayan olaylarsa, X olayının dışında bir yerde yer alan olaylardır. Bu tür olaylarda olan biten şeyler, ne X'de olanları etkiler ne de X'de olanlardan etkilenir.
Eşzamanlılık diye bir kavram yoktur. Görelilik kuramı mutlak zaman fikrine son vermektedir. Her gözlemci kendi ölçümüne sahiptir ve farklı gözlemcilerin taşıdığı özdeş saatler aynı sonucu vermek zorunda değildir.