“Zira evlilik müessesesi bile bizde yalnız kalmamak üzerine kurulmuştur. Halkımız evliliğin gerçek mahiyetini anlamaz. Evlenince, kumrular gibi dip dibe oturmaları gerektiğini zanneder. Öyle şey olur mu? Biraz da birbirinden ayrı duracaksın. Nefes alacak, aldıracaksın. Evlilik sürekli dip dibe duracak, yan yana yürüyecek bir şey değildir. Çok açık ki bunun da artık anlaşılması lazım.”
“Toplumumuzda adam veya kadın; kendi olamadığı, başaramadığı ne varsa, bunları çocuğundan bekler. O şey herneyse; çocuğun onu yapmasını, başarmasını bekler. Bizde bir çocuğu “çocuk” olarak sevmek diye bir şey yoktur.”
“Bugün, ‘Efendim biz çok insancılz, beynelmileliz.’ diyerek memleketi biraz hakir gören bir akım var. En çok kızdığım insan tipi budur. Memleketten soğuduğun an bırakacaksın. Bir şekilde buradaki çevreyle, insanla, memleketle barışık değilsen, ki barışık olmak zorunda da değilsin, lütfen bırak; çünkü yapamazsın.”