Ercan dalkılıç

Ercan dalkılıç
@Ercan_16
Reklam
Hayat ne acayip bilmece. Birinin hatırlamadığı bir şeyi, diğerinin hatırlaması ne kadar acayip. Birinin hatırladığı bir şeyi, diğerinin hatırlamaması ne kadar acayip. Birinin hatırladığı bir şeyi, diğerinin hatırlaması ne kadar acayip.
Alıntı
Hem başkalarının hakkında ne düşündüğünü o kadar önemsi­yorsan o çukurda ne işin var? Orada kimse kimse için iyi bir şey düşünmez. Kimse kimse hakkında düşünmez bile. Herkes bir birinin etini kemirir anca. Sanki bilmiyorsun.
Sayfa 17
Alıntı
Kendine Tutunmak :)
Hayatını ağır kanamalı geçirmek istemiyorsan, koparken parçalanacak kadar alışma kimseye. Onlar seni terk etmeden sen onlardan vazgeç. Kalmaya çalışıyormuş gibi yaparken bile koşarak çık bütün fotoğraflardan. O yaldızlı çerçevelerden sana bir çatı çıkmayacak, medet umma onlardan. Kendi ruhunun çatlak duvarlarına tutun, zararsız hiçliğine yapış. Bir hiçten koparken kanamaz çünkü insan.
Sayfa 16
Alıntı
Aşk acısı çekmiş biri olarak aşkın kendisine inanmıyor, daha doğrusu nesnesinden ziyade öznesiyle alakalı bir his olduğunu biliyordum. Öyle büyütülecek bir yanı yok yani, hepi topu biçki dikiş meselesi. Kendi ihtiyacına göre biçtiği kostümü elindeki en münasip modele giydirmeye çalışıyor insan. Ait olmadığı bedenden sarkıyor haliyle kıyafet. Paçası uysa beli oturmuyor, omzu denk düşse kolu kısa geliyor. Sonra vay efendim sen onu benim istediğim gibi giyemedin, vay sen beni yeterince sevmedin. Halbuki terzi de modele değil, diktiği elbiseye bayılıyor. O elbise ki kuvvetle muhtemel baştan çizilmedi bile, mesela çocukken bir bayram sabahı babasında gördüğüne yahut görmek istediğine benzetildi. Olsun, âşık onu öyle düşünmüyor. Hem ne yapsın, yaşadığı her hataya semavi manalar yükleyecek illa, şu içi çürümüş hayata kolay mı tutunuluyor?
Sayfa 168
Alıntı