Ateşin gölgesi yoktur. O yüzden insanın içindeki yangını, acısını dışardan bakan göremez. “Velhasıl, derman gelmeyecek yerde derdini tezgâha koyma; incinirsin.”
#235492468
Oğuz Atay, Tutunamayanlar kitabını yazar ve görüşlerini almak için kitabı Yusuf Atılgan'a gönderir. Atılgan kitabı okur ve hayran kalır. Ancak böyle mükemmel eseri yazan birinin benim görüşlerime ihtiyacı yoktur diyerek düşüncelerini hiçbir zaman Oğuz Atay ile paylaşmaz.
Aradan yıllar geçer ve Atılgan ortak bir arkadaşlarından şöyle bir şey işitir:
"Ben kitabımı Yusuf Atılgan'a gönderdim ama kendisinden tek bir kelime dahi işitmedim. Tek gördüğüm kayıtsızlık oldu." demiştir.
Bunu duyan Atılgan pişman olur ancak Oğuz Atay artık hayatta değildir.
Yusuf Atılgan bu anıyı anlatırken şöyle der: "Eğer bugün hayatta olsaydı ne yapar eder onu bulur, tanışır ve takdir ettiğimi söylerdim."
Oğuz Atay'ın Tehlikeli Oyunlar kitabında dediği gibi: "Beni hemen anlamalısın çünkü ben kitap değilim. Çünkü ben öldükten sonra beni kimse anlayamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.
Ben Van Gogh'un tablosu değilim, öldükten sonra beni müzeye koyamazsınız.
Beni tanımalısınız."