Varlıkta, varlığın mülkiyetinde süreklilik talep edenler, imkansızı talep etmektedirler. Elde edilemeyecek olanı elde etmeye çalışmakta ve bu yüzden acı çekmektedirler.
Fiil değildir ki aşk, infialdir. Tercih değil, zarurettir. Kuvve değil, fiil değil, bizatihi istidaddır. Hal böyleyken, yanmakta olanı, bile isteye yananı, yanmayı itiyat haline getirmiş bulunanı kim ateşle korkutabilir? Yeter ki ateş sönmeyi istemesin!
Yeter ki yakıcı olan yanmaktan vazgeçmesin!
Zihin bir yerde donup kaldığında donmuş suya benzer ve özgürce kullanılması olanaksızlaşır. Elleri ve ayakları yıkayamayan bir buz gibi… Zihin eritilip su gibi kullanıldığı zaman tüm beden boyunca uzanarak her yere ulaşır.