Bütün bunlardan sonradır ki Ali Rıza Efendi, artık tam bir yenilgi demek olan içkiye düşmüştü. Nihayet işsizlik, hastalık, verem, bütün iş ümit ve imkânlarının kayboluşu, çöküntüyü tamamladı. Mustafa, işte bu mihnetle ve kasvetli yıllar içinde okuma çağına gelmişti. Babası henüz hayattaydı.
En sonunda, Zübeyde'nin dediği gibi "dervişmeşrep" bir kaygısızlığa kendini bırakış, Ali Rıza Efendi gibi basit, fakat iyi niyetli ve iyi kalpli bir adamın ıstırabını ve bahtsızlığını tamamladı.