Toprak Ana ; Toğrağı ne kadar doğru bir tanımlamadır bu , bunu en iyi anlayan toprakla haşır neşir olan çiftçilerdir.
Toprağa verdiğin emeğin nasılda 10 misli kimi zaman daha fazla olarak geri döndüğünü gören ilk şahitleridir çiftçiler ...
Yine romanı okurken aklıma gelen şu cümle :
Rahman' ın bizi doyurma vesilesi toprak .....
Aytmatov bu romanında 1940 larda Rus ve Alman harbi sırasında kolhozda( insanların devlet için çalıştığı çiftlikler ) çalışan insanların umutlarını diri tutmaya çalışırken tam herşey yolunda giderken , başlayan savaş ve bu dönemde tüm hasadın cepheye gönderilmesi o sırada varını yoğunu ortaya koyan baş Kahraman Toganay ve gelini Aliman' hikayesini anlatıyor gayet akıcı ve okuyucuyu sıkmayan bir dille ve olay örgüsü ile yazılmış Aytmatov farkı ile bozkırı ,yaşananları hissettiriyor .....
Savaş sadece bizden canlarımızı almaz , emeğimizi , biriktirdiklerimizi ve en önemlisi umutlarımızı ....daha nicelerini bir kara delik gibi yutarak devam eder ve bunu her iki taraf içinde yapar ...
Hani bir insan bazen okuduğu kitapta olmak ister bazen daha çok mutlu olmak için veya güzellikler görmek için orada olmak ister ya hani ; Aşkın Şehidini okuduğunuz zaman o yapılan zulümleri hissediyorsunuz orada olup sizde Hz Hüseyin ile ölmek zalime karşı dik duran bir baş da siz olmak istiyorsunuz peygamberin cennet çiçekleri dediği ....boynunu öperek sevdiği torunlarına torununa o öptüğü yere kılıç darbesi vuran elin önüne boynunuzu uzatmak istiyorsunuz .... Kimi zaman gözlerinizi siliyorsunuz ama gönlünüzden yaşlar damlıyor onlara ulaşılapta silemiyorsunuz .... Müthiş bir eser şiddetle tavsiye ediyorum.
Ebu talibin mezarından bir avuç toprak avuçlayıp ....
"Ey Nebi Hâmisi ! Kalk ve gör dünyanın şimdiki halini .Uyan ki, Ebu Cehil gibi kâfirleri özleyesin..."