Yazar, eserinde üzerinde detaylıca tartışılması gereken birçok konuyu yüzeysel öznel bir değerlendirme ile geçiştirmiş. Örnek verecek olursak; Yazarın Türklüğün Cumhuriyet ile ülkemizde inşa edildiği varsayımı Osmanlı dönemini ve önceki tarihimizi görmezden geldiğini gösteriyor zira basit bir örnek verecek olursak Osmanlı da tamamen ümmet fikri ile hareket edilmemiştir. Zira Avrupa'da Osmanlı kuruluş döneminden sonra fetihler ile beraber Müslüman olanlar için Türk oldu ifadesi kullanılmıştır... Yine bu örnekler birçok belge ve bilgi ile desteklenebilir. İnsan iradesi özgürlükçü bir toplum olmasından bahsedip ilerleyen bölümlerde Cumhuriyete ve kurucu iradeye karşı tavrı çok garip geliyor ... Sanki Vahdettin Demokrat Parti'nin başkanıydı ....Ayrıca Avrupa güzellemesi yaparak zirvede bölümü tamamlıyor... İşin garip tarafı bunca tartışmalı konuları anlatırken yüzeysel ve çelişkili yaklaşımları ile kendince tez üretmesi ...Humanizm adı altında Milliyetçiliğe saldıran kişiler görünce aklıma şu söz geliyor.... "Milliyetçilik, milleti olmayanlar için faşizm'dir." H. Nihal ATSIZ
Şeker Portakalı ile başlayan serinin son kitabı Deli Fişek...
serinin ikinci eserini okumadım ancak genel intiba ya bakacak olursak çocukluk yıllarındaki masalımsı havadan burada kurtulup daha çok, her delikanlının yaşadığı yalnızlık buhranı işlemiş... Bir solukta okunabilecek detaylar ve boğucu betimlemelerden uzak bir eser....