Mehmet Altan

Mehmet Altan

Yazar
7.8/10
100 Kişi
·
288
Okunma
·
22
Beğeni
·
2.135
Gösterim
Adı:
Mehmet Altan
Unvan:
Gazeteci-yazar
Doğum:
Ankara, Ocak 1953
Mehmet Hasan Altan (d. Ocak 1953, Ankara) Türk gazeteci, yazar ve akademisyen.rnrnÇetin Altanın oğlu ve Ahmet Altanın kardeşidir. İlk, orta ve yüksek öğrenimini İstanbulda yaptı. Yüksek öğrenimi sırasında özel sektörde ve Türk Haberler Ajansında görev yaptı. 1979 yılında doktora yapmak için Fransaya gitti. Paris I. Pantheon Sorbonne Üniversitesinde, Türkiye-İMF ilişkilerini inceleyen çalışmasıyla 1980 yılında uzman, Türkiyenin ABD ve SSCB ile ilişkilerini inceleyen teziyle de iktisat doktoru oldu. Doktora eğitimi sırasında çeşitli gazetelerde çalıştı, Cumhuriyet Gazetesinin Paris muhabiri olarak görev yaptı. 1984 yılında Türkiyeye dönen Altanın 1985 yılında, Paristeyken yazdığı denemeleri Kanatlı Karınca adlı kitapta topladı. Akademi Kitabevi Deneme Ödülünü alan bu kitaptan sonra, tezinden esinlenerek yazdığı Süperler ve Türkiye adlı bilimsel çalışması yayımlandı. Celaleddin Adlinin kızı Ümit ile evlidir.rnrnAltanın, Türkiyedeki "devlet" kavramını irdelemeyi amaçladığı Markstan Sevgilerle adlı kitabının yanında, askeri darbelerin ekonomik nedenlerini incelediği "Darbelerin Ekonomisi" ve Türkiyeden yeryüzüne bakmaya çalıştığı edebi yazılarını içeren "Matadorun Ölümü" adlı kitapları da bulunmaktadır. Altan aynı zamanda ikinci cumhuriyetçiliğin fikir babasıdır. Halen İstanbul Üniversitesi İktisat Politikaları Ana Bilim Dalı profesörüdür.
2008 yılında Diyarbakır 'da bir ilçe yeni yaptığı beş parktan birine "Berfin" adını vermiştir.Ama valilik bölücülük yapacağı endişesiyle bu ısmin kullanılmasını yasaklamıştı. ...
...
-Bu Isim Ne Anlama Geliyordu?

Kar tanesi anlamına geliyordu.Sistem 'kar tanesi' anlamına gelen bir ısmin ülkeyi bölmesinden korkuyordu. Aslında bu zihniyet ülkeyi zihinlerde böldü bugüne kadar.
ABD deniz kaplumbağalarının neslini korumak için kaplumbağa yumurtalarını özenle NASA'ya
taşırken, biz insanlarımızı harcıyoruz.
Askerlere, daha doğrusu "resmî ideolojiye "
göre Kürt diye etnik bir grup yoktu.Kürtler "dağ Türkü"ydü. Karda yürürken ayaklarından çıkan "kart kurt" seslerinden dolayı kendilerine"Kürt"denilmişti.
Türkiye Cumhuriyeti birçok toplumsal kesimi mağdur etmiştir. Başörtüsü takan insanlarımız, Alevîler, Kürtler ve diğerleri az ya da çok bu mağduriyeti yaşamışlardır.Şimdiye kadar mağdurları hepsinin birden sorunlarını çözecek bir sistem değişikliliği yapılmamıştır.
Biz modern çağin ne anlama geldiğini Batının anladıği gibi anlayamadık.Halbuki batı sisteminin bugünkü seviyesine gelmesinin en önemli nedeni ve buna uygun bir hayat kurmasının nedeni,üretim ve tüketim sürecinde yol almasından kaynaklanmıştır.Üretmeyen bir adam kendini fark edemez ve anlayamaz...
Cumhuriyet tek sesliliğe karşı demokratik ve çoğulcu bir niteliğe sahip olmalıdır.
Egemenliğin halka ait olduğuna inanmalıdır, bunu can-ı gönülden kabul etmelidir.
Din görevlisi sadece mahalle ve cami ile bağlantılı bir noktada değil yaşam faaliyetlerinin sürdüğü her alanda söyleyecek sözü olan bir düşünce adamı olabilmeli.
Mehmet Altan
Sayfa 105 - Timaş Yayınları - 5. Baskı
160 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Çok talihsiz bir adam Mehmet Altan.
Kendisi üniversitede bir dönem dersimize de girmiştir.
Bu kitabını okuyunca gerçekten çok şansız olduğunu anladım.
Kitap 2011 yılında basılmış. Röportaj şeklinde.
Soru sormuşlar o da cevaplamış.
Bir insanın teşhisleri ve tahlilleri daha 5 sene dolmadan çöker mi?
Mehmet Altan’ın bütün teşhisleri, öngörüleri daha 5 sene olamadan çökmüş, yerle bir olmuş.
Dünyanın en talihsiz “düşünürlerinden” biri olmalı.
Her konuyu, her sorunu cumhuriyete bağlayarak herseyi açıkladığını düşünmüş.
Tabi o dönemde hükümetle arası iyidi.
Hükümete çok büyük misyonlar biçmiş.
Birinci cumhuriyet çok kötüymüş, şimdi islamcılar ikinci cumhuriyeti kuruyormuş. Akp eliyle bütün sorunları çözülecekmiş, ama kolay değilmiş, biraz zaman gerekliymiş, süreç olumluya evriliyormuş..
Ekonomi büyüyecekmiş. Türkiye üretmeye başlayacakmış bunun önünde en büyük engel birinci cumhuriyetçiler ve orduymuş. Akp galip gelirse, güçlenirse, onları tasfiye ederse Türkiye’nin önü açılacakmış. Yepyeni, gıcır gıcır, yeşil pakete sarılı ikinci cumhuriyetimiz olacakmış.
Ekonomi, terör, Kürt sorunu, eğitim, işsizlik vb sorunların hepsi çözülecekmiş.
Türkiye demokratikleşecekmiş, islamcılar bizi Avrupa birliğine bile sokabilirmiş.

Bir de kitabın bir yerinde bir cümlesine çok gülmüştüm.
Röportaj yapan adam sormuş.
Yıllardır laiklerle dindarlar arasında bir çatışma var, bunu neye bağlıyorsun diye bir soru sormuş. Burada dindar dediği siyasal islamcılar sanırım.
Kuru iktisatçı Mehmet Efendi demiş ki. Bu çatışma sınıfsaldır. Laikler elit sınıftır, burjuvazidir dindarlar da yoksul kesimdir işçi sınıfıdır. Bu çatışma sınıf çatışmasıdır. Devrimci bir dönüşüm doğabilir.

Ne demişti Lenin “Çok öğretici ve çok gülünç bir görünüm ile karşı karşıyayız.Burjuva liberal fahişeler, devrim çarşafıyla örtünmekteler.”

Neyse konuyu toparlayalım, bu kitabın üzerinden 9 sene geçti. Türkiye’nin durumu ortada, Mehmet Hoca hapisten yeni çıktı, üniversiteler iş vermiyor, televizyona çıkmak istiyor kimse çıkartmıyor, derdini sadece birinci Cumhuriyetçi diye yaftaladığı muhalif kanallarda anlatabiliyor. Zamanında arpalandıkları Sorosçu vakıflarda artık musluğu kapadılar. Mehmet Hocanın abisi Ahmet Altan hala hapiste.

Bu kitabın adı bir dahaki baskısında. Mehmet Altan’ın gıcırdayan teşhisleri olmalı. Beş senede çökecek çünkü.
210 syf.
·9 günde·7/10
Ergenekon hakkında görüş ve araştırmalara yer veren bir kitap. Ergenekon harici, Danıştay üyeleri saldırıları-Cumhuriyet gazetesi saldırısı-Hrant Dink gibi nice konuya da değinilmiş.

Kitap soru-cevap çerçevesinde yazılmış. Anlatılan olaya ait gazete başlıkları ve fotoğraflara yer verilmiş. Ergenekon hakkında bilgi sahibi olmak için yeterli bir kitap.
160 syf.
·2 günde·10/10
Köyünden toprağından zorla göçertilenlerin mevsimlik tarım işçisi olarak ülkenin dört bir tarafına dağılması, ırkçı saldırıların, ağır koşullarda sömürünün, iş cinayetlerinin kader gibi dayatılmasıdır. "Kürt sorunu"
168 syf.
Amerikan kültürünü sade ve akıcı bir dille anlatmaktadır.
Kısa denemelerden oluşan hoş bir derleme. Ufuk açan, sorgulatan, düşündüren, kültürler arası farklılıkları gözler önüne seren hoş bir yapıt.
207 syf.
·1/10
Konu dikkatimi aşırı cektigi icin almistim ama bekledigim gibi adı ile özdeşen bir kitap degil. İçerisinde tutarsizliklar var. Mesela din kulturlesmeli demis kitap boyunca ama ramazan davulcusu dini kulturumuzken ramazanda davul calmamasi gerektigini oruca kalkanlarin fisiltiyla birbirini kaldirmasi gerektigini savunmus. Bunun gibi çok fazla tezatliklarinin olmasi rahatsiz edici. Kent dirdarligina dair soz edebilecegim birkac kelime bu kitaptan edinememde uzucu. Siyasi amaçla yazilmis hükümet üzerine gitmeye çalışan bi kitap
184 syf.
·5 günde·Beğendi
Kitabın ismine bakıp önyargı ile başladım ama ilk sayfalarda o ucuz kitaplardan olmadığını anlayıp keyiflendim doğrusu
Her yazarda olması gereken en önemli özellik gözlem yeteneğidir bence ve yazar gayet değişik bir gözlemci.
Romancı olduğum için denemelerde hep zorlanırım ben zaten hep bir önceki konuda kalır aklım yeniye adapte için bir durmam gerekir o yüzden uzun sürer.
Okurken çok not almıştım aslında ama bu kitaba ilk inceleme yazan kişi olarak çok gerildim ve sadece şahsi fikrim olarak gayet başarılı demek istiyorum.
224 syf.
·Puan vermedi
“Evrensel solun en vazgeçilmez ilkesi ; insanlığın ortak kazançlarına sahip çıkmaktır.” ‘Sol’a olan tutum, davranış ve bakış açısını değiştirmek için uygun bir kitap

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Altan
Unvan:
Gazeteci-yazar
Doğum:
Ankara, Ocak 1953
Mehmet Hasan Altan (d. Ocak 1953, Ankara) Türk gazeteci, yazar ve akademisyen.rnrnÇetin Altanın oğlu ve Ahmet Altanın kardeşidir. İlk, orta ve yüksek öğrenimini İstanbulda yaptı. Yüksek öğrenimi sırasında özel sektörde ve Türk Haberler Ajansında görev yaptı. 1979 yılında doktora yapmak için Fransaya gitti. Paris I. Pantheon Sorbonne Üniversitesinde, Türkiye-İMF ilişkilerini inceleyen çalışmasıyla 1980 yılında uzman, Türkiyenin ABD ve SSCB ile ilişkilerini inceleyen teziyle de iktisat doktoru oldu. Doktora eğitimi sırasında çeşitli gazetelerde çalıştı, Cumhuriyet Gazetesinin Paris muhabiri olarak görev yaptı. 1984 yılında Türkiyeye dönen Altanın 1985 yılında, Paristeyken yazdığı denemeleri Kanatlı Karınca adlı kitapta topladı. Akademi Kitabevi Deneme Ödülünü alan bu kitaptan sonra, tezinden esinlenerek yazdığı Süperler ve Türkiye adlı bilimsel çalışması yayımlandı. Celaleddin Adlinin kızı Ümit ile evlidir.rnrnAltanın, Türkiyedeki "devlet" kavramını irdelemeyi amaçladığı Markstan Sevgilerle adlı kitabının yanında, askeri darbelerin ekonomik nedenlerini incelediği "Darbelerin Ekonomisi" ve Türkiyeden yeryüzüne bakmaya çalıştığı edebi yazılarını içeren "Matadorun Ölümü" adlı kitapları da bulunmaktadır. Altan aynı zamanda ikinci cumhuriyetçiliğin fikir babasıdır. Halen İstanbul Üniversitesi İktisat Politikaları Ana Bilim Dalı profesörüdür.

Yazar istatistikleri

  • 22 okur beğendi.
  • 288 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 170 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.