1000Kitap Logosu
Mehmet Altan

Mehmet Altan

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
7.7
129 Kişi
394
Okunma
31
Beğeni
2.444
Gösterim
Unvan
Gazeteci-yazar
Doğum
Ankara, Ocak 1953
Yaşamı
Mehmet Hasan Altan (d. Ocak 1953, Ankara) Türk gazeteci, yazar ve akademisyen.rnrnÇetin Altanın oğlu ve Ahmet Altanın kardeşidir. İlk, orta ve yüksek öğrenimini İstanbulda yaptı. Yüksek öğrenimi sırasında özel sektörde ve Türk Haberler Ajansında görev yaptı. 1979 yılında doktora yapmak için Fransaya gitti. Paris I. Pantheon Sorbonne Üniversitesinde, Türkiye-İMF ilişkilerini inceleyen çalışmasıyla 1980 yılında uzman, Türkiyenin ABD ve SSCB ile ilişkilerini inceleyen teziyle de iktisat doktoru oldu. Doktora eğitimi sırasında çeşitli gazetelerde çalıştı, Cumhuriyet Gazetesinin Paris muhabiri olarak görev yaptı. 1984 yılında Türkiyeye dönen Altanın 1985 yılında, Paristeyken yazdığı denemeleri Kanatlı Karınca adlı kitapta topladı. Akademi Kitabevi Deneme Ödülünü alan bu kitaptan sonra, tezinden esinlenerek yazdığı Süperler ve Türkiye adlı bilimsel çalışması yayımlandı. Celaleddin Adlinin kızı Ümit ile evlidir.rnrnAltanın, Türkiyedeki "devlet" kavramını irdelemeyi amaçladığı Markstan Sevgilerle adlı kitabının yanında, askeri darbelerin ekonomik nedenlerini incelediği "Darbelerin Ekonomisi" ve Türkiyeden yeryüzüne bakmaya çalıştığı edebi yazılarını içeren "Matadorun Ölümü" adlı kitapları da bulunmaktadır. Altan aynı zamanda ikinci cumhuriyetçiliğin fikir babasıdır. Halen İstanbul Üniversitesi İktisat Politikaları Ana Bilim Dalı profesörüdür.
Kent Dindarlığı
OKUYACAKLARIMA EKLE
Muş'ta Meryem Olmak
OKUYACAKLARIMA EKLE
Marksist Liberal
OKUYACAKLARIMA EKLE
Amerikan Rapsodisi
OKUYACAKLARIMA EKLE
Küresel Vicdan
OKUYACAKLARIMA EKLE
Darbelerin Ekonomisi
OKUYACAKLARIMA EKLE
Kanatlı Karınca
OKUYACAKLARIMA EKLE
Puslu Demokrasi
OKUYACAKLARIMA EKLE
Milliyetçilik ve Çeteler
OKUYACAKLARIMA EKLE
Kırık Düşler Ülkesi
OKUYACAKLARIMA EKLE
Esir Çocuklar Cehennemi
OKUYACAKLARIMA EKLE
Fuat SURMELI
Sarayı Yıkalım'ı inceledi.
192 syf.
·
Beğendi
·
Puan vermedi
İnsanın yaşam kalitesi nedir?.. Toz toprak içinde yürümemekten tut, gürültüsüz hayata, İstanbul'un denizini kirletmemeye, aldığın besinin hijyenine, hastanelerdeki teşhis doğruluğuna, fikrini rahatça söylemeye; hakkını rahatça aramaya bunların hepsi yaşam kalitesidir. Kimse böyle bakmıyor Ne değiştinin ölçüsü Türkiyenin kendisi, ne değişmesi gerekirdinin ölçüsü dünyadır. Biz ne kadar dünyalaşabiliriz, bunun önünü açmak lazım, küreselleşmenin önünü çok hızlı açmak lazım. Kimse saraya girmeye kalkışmasın, sarayı yıkalım, sarayı!.. Böyle diyor Mehmet Altan ve Türkiye'deki değişimin miladı olarak gördüğü 24 Ocak Kararlarından bugüne, üretim ilişkilerinden devletin yapısına, iletişim araçlarından siyaset kurumuna, medyadan toplumsal hayata her alanda değişenleri ve değişmeyenleri anlatıyor.
Sarayı Yıkalım
Okuyacaklarıma Ekle
6
Bogart j.r
Muş'ta Meryem Olmak'ı inceledi.
160 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Çok talihsiz bir adam Mehmet Altan. Kendisi üniversitede bir dönem dersimize de girmiştir. Bu kitabını okuyunca gerçekten çok şansız olduğunu anladım. Kitap 2011 yılında basılmış. Röportaj şeklinde. Soru sormuşlar o da cevaplamış. Bir insanın teşhisleri ve tahlilleri daha 5 sene dolmadan çöker mi? Mehmet Altan’ın bütün teşhisleri, öngörüleri daha 5 sene olamadan çökmüş, yerle bir olmuş. Dünyanın en talihsiz “düşünürlerinden” biri olmalı. Her konuyu, her sorunu cumhuriyete bağlayarak herseyi açıkladığını düşünmüş. Tabi o dönemde hükümetle arası iyidi. Hükümete çok büyük misyonlar biçmiş. Birinci cumhuriyet çok kötüymüş, şimdi islamcılar ikinci cumhuriyeti kuruyormuş. Akp eliyle bütün sorunları çözülecekmiş, ama kolay değilmiş, biraz zaman gerekliymiş, süreç olumluya evriliyormuş.. Ekonomi büyüyecekmiş. Türkiye üretmeye başlayacakmış bunun önünde en büyük engel birinci cumhuriyetçiler ve orduymuş. Akp galip gelirse, güçlenirse, onları tasfiye ederse Türkiye’nin önü açılacakmış. Yepyeni, gıcır gıcır, yeşil pakete sarılı ikinci cumhuriyetimiz olacakmış. Ekonomi, terör, Kürt sorunu, eğitim, işsizlik vb sorunların hepsi çözülecekmiş. Türkiye demokratikleşecekmiş, islamcılar bizi Avrupa birliğine bile sokabilirmiş. Bir de kitabın bir yerinde bir cümlesine çok gülmüştüm. Röportaj yapan adam sormuş. Yıllardır laiklerle dindarlar arasında bir çatışma var, bunu neye bağlıyorsun diye bir soru sormuş. Burada dindar dediği siyasal islamcılar sanırım. Kuru iktisatçı Mehmet Efendi demiş ki. Bu çatışma sınıfsaldır. Laikler elit sınıftır, burjuvazidir dindarlar da yoksul kesimdir işçi sınıfıdır. Bu çatışma sınıf çatışmasıdır. Devrimci bir dönüşüm doğabilir. Ne demişti Lenin “Çok öğretici ve çok gülünç bir görünüm ile karşı karşıyayız.Burjuva liberal fahişeler, devrim çarşafıyla örtünmekteler.” Neyse konuyu toparlayalım, bu kitabın üzerinden 9 sene geçti. Türkiye’nin durumu ortada, Mehmet Hoca hapisten yeni çıktı, üniversiteler iş vermiyor, televizyona çıkmak istiyor kimse çıkartmıyor, derdini sadece birinci Cumhuriyetçi diye yaftaladığı muhalif kanallarda anlatabiliyor. Zamanında arpalandıkları Sorosçu vakıflarda artık musluğu kapadılar. Mehmet Hocanın abisi Ahmet Altan hala hapiste.
Muş'ta Meryem Olmak
Okuyacaklarıma Ekle
1
12
Gökhan Uzunoğlu
Muş'ta Meryem Olmak'ı inceledi.
160 syf.
·
6 günde
·
7/10 puan
2012 yılında okuduğum bir Mehmet Altan söyleşisinde yine Türkiye’de hiçbir şeyin değişmediğini görmek mide bulandırıcı… Salt Kemalizm ekseninde düşünce dünyasına yön verenler okumayacaklardır, biliyorum. Söyleyenin kim olduğu değil de söylenenin ne olduğunu anlamak istediğimizde belki bazı şeyler değişecek ülkemizde. Öyle inanıyorum. Kürt sorununun temel alt yapısını, devlet eliyle yapılan yanlışların üstünü örtenlerin kaleminden ve dilinden anlayamayız. Samimice anlamak isteyenler varsa şayet, Muş’ta Meryem olmayı denemeli ve hissetmelidir. Mehmet Altan’ın çözümü sadece AB politikalarına bağlamasını kabul etmesem de, altını çizdiği çok önemli detaylar nedeniyle okunmalı kanısındayım.
Muş'ta Meryem Olmak
Okuyacaklarıma Ekle
3