"Çok güzel konuşuyorsun ama yüreğe hitap etmiyorsun... Evet. Ama yüreğe dokundurmak, insanın ruhunun derinliklerine kıvılcımlar salmak gerekir. İnsanları mantıkla yola getiremezsin, ayağa küçük gelen ayakkabı gibidir bu, olmaz. "
Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin esvafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?
"İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rasgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar... "