Erdem

Bindiler de çektiler gittiler, o iyi insanlar, o dünya güzeli at­lara ... O yiğitler, o her birisi kaplan örneği şahinler, o ceren gibi atlara bindiler de başlarını aldılar gittiler. Bir daha, bir daha hiç gelmeyecekler. Hiç, hiç, hiç! Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. Şu dünyanın yaşaması müşkül hal ilen. Bin iyiyi bir kö­tüye kul eden... Yapayalnız kimsesiz. Hem de çaresiz. Yalnızlığı, çaresizliği yüreğinin başında ağılı bir hançer yarası gibi... Çaresizlik, hem de boşluk. Yanıyor yüreğim. Eskiden, daha korlu, daha beter, delirten, yüreğim ne güzel yanardı. İçimde bir ateş harmanı. Keşki şimdi de öyle olsa. Yansa yüreğim, acısa, korksam. Ölüm gibi, ölüm­den beter, korksam yüreğim dayanamasa. Orta yerinden çat di­ye çatlasa, tam ortasından. Sabır taşı gibi ... Şu dünyada her bir yaratığın tutunacak bir dalı var, insa­nın yok. Şu dünyada yalnız olan, kimsesiz, çaresiz olan yalnız be yalnız insandır. Herkesin, her şeyin yaşaması, ölümsüzlüğü var, insanın yok. Ağaç, kuş, otlar, böcekler, yılanlar çıyanlar, hiçbirisi, hiçbirisi yok olmuyor. Ama insan yok oluyor. Çünkü insan kendinde başlayıp kendinde bitiyor. Bu kadar yalnızlık, bu kadar kimsesizlik yalnız be yalnız Allaha mahsustur.
Sayfa 14·Kitabı okuyor
Reklam
insan iz bırakmadan kalbini çiğneyemez.
Sayfa 305·Kitabı okudu
"Kirli ellerinde yok olan güzellikle, geleceğin hayalini düzeltebilecek mi?"
Sayfa 279·Kitabı okudu
"Onun için ölürüz," diye doğruladı Leo başıyla onaylayarak. "Hayır, delikanlı. Onun için yaşarız ve onun için savaşırız, ölmek o kadar kolay."
Sayfa 278·Kitabı okudu
Bu, insanın kendi yaptığı müziğe benziyor. Tabii kendi yaptığım müzikten daha iyisini satın alabilirim; ama bir müzik aletinin başına oturup, müziği kendisinin, kendi parmaklarıyla ve beyniyle canlandırması bambaşka ve çok daha güzel bir duygu. İnsan ister başkasının performansını taklit etmeye çalışsın, ister o performansı kendi kişiliği ve yorumuyla birleştirsin, aynı şey. İsanın ruhu eğleniyor ve tatmin oluyor.
Sayfa 184·Kitabı okudu
Reklam