Evet, kendinden tamamiyla kopmus bambaska bir insan olmalsin. Yani kendi özünden kopmus, bir anlamda kendini ödürmüs oluyorsun. Sezen Aksu nun Farkindaym adli sarki-
sinda söyle dizeler var:
"Ne gemiler yaktim
O kadar yandı ki canim
Sonunda karsidan baktim
Ne göreyim
Kendime yildizlardan daha uzaktim"
Hissi biraz buna benzer; icindeki yalnızlık duygusu senin en yakin dostun olacak ve sen villalar, parklar, güzel kaldırımlar ,palmiyelerin arasinda tek basina yürüyeceksin. Biraz bu-
ruk, özünden uzak bir hayatin olacak. Gittiğin yerde kendi
ruhunu ve can ekibini bulamazsan, durum bu.
“Acemi yönetici emirleri ve konuşmasıyla, olgun yönetici tavrı ve dinlemesi ile şirketi yönetir. Olgun ebeveyn ise aileyi tavrı ve değer verdiğini gösteren candan dinlemesi ile yönetir.”
“ Bazı aileler ,kuruluşlar ,eğitim sistemleri kurumlar korku kültürü içerisinde oluşmuştur ve korkulacak biri yoksa çalışmazlar ve korkmadıkları birine güvenmezler.
Bedenen sağırdırlar ama özlerine yabancılaşmışlardır yaşayabilmeleri için özlerini , ruhlarını yok etmeleri gerekmiştir. Özleri yok olduğu için de içten içe öfkelidirler.
Bu ülkede içinde çocukça utanca boğulmuş ve bunalmış o kadar insan var ki ben onlara yetişkin çocuklar diyorum . İçi çocuk ama bedenen yetişkin… bunlar kötü insanlar değiller ama her türlü kötülüğü de yapabilirler…”
“Adalet rahat olmali, yoksa terazi sallanir ve adil bir hüküm verilemez."
Franz Kafka- Dava
Dünya aslında hiç değişmiyor sanırım, 100 sene önce neyse bugün de o… Sistem her zaman kazanıyor, güçlüler her zaman kazanıyor, adalet ise hep onlardan yana