"...Doğrusu sen benimle beraberliğe sabredemezsin, (iç yüzünü) kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredersin?" (Kehf, 68)
Bu ayeti biliyordum ama farklı bir şekilde tefekkür edince şunu fark ettim. Hızır, bir peygamber olan Hz Musa'ya bile içyüzünü yani hikmetini kavrayamayacağı bir şeye sabredemeyeceğini söylerken biz peygamber olmayan kulların hayatta başa gelen veya başkasının başına gelmesine şahit olduğumuz türlü musibetlerin hakikatini kavramadan yalnızca Allah'ın hikmetine güvenerek sabretmemizin gerekmesi sırtımızdaki imtihanın ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Allah doğrudan ayırmasın.