büyük bi hevesle başlayıp hüsrana uğradığım bir kitap oldu. ahmet ümit polisiye dışında yazmamalı diye düşündüm. hikayeyi toplam da 25 sayfa da bitirebilirdi. ancak 250 sayfaya uzatmayı tercih etmiş.
Uzun mekan tasvirlerini, betimlemeleri, detaylı anlatımı seven biriyim. Bir mekan bazen sayfalarca anlatılır, insanı içine çeker adeta ordaymış gibi hissettirir. Bir karakter gözümüzde canlandırmamıza vesile olacak şekilde tasvir edilir. Öyle ki bu kitaptan daha çok zevk almayı sağlar. Hani kaç saat , kaç sayfa okuduğumuzu farketmediğimiz kitaplar vardır ya, zamanın nasıl geçtiğini anlamadığımız o kitaplar…
Üzülerek söylemeliyim ki Masumiyet Müzesinden asla o zevki alamadım. Buradaki detaylar, sayfaları hızla çevirmeme değil, maalesef sıkılarak okumama sebep oldu. Beni akışa daha çok çekmek yerine adeta uzaklaştırdı diyebilirim. Bu ayrıntılı anlatım, söz konusu ana karakterlerden çok uzaklaşıyordu fikrimce. Bu sadece kitabın anlatımıyla ilgili düşüncemdi. Tabi ki konusu, hikayesi hakkında daha farklı fikirlerim var. Fakat büyük beklentiyle elime aldığım, uzun zamandır da okumayı düşünüğüm bir kitaptı. Beklentimi karşılamadı. Masumiyet Müzesi