“Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son gücün çığlığıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o gücün de yok olduğu zamanlardır ki, onun yerine geçen sessizlik, en şiddetli acının yarattığı gözyaşlarından daha yakıcıdır.”
Memuriyette kaç çeşit rütbe varsa o kadar da haşlama çeşidi vardır. Kendiliğinden olan bir şeydir bu! Zaten dünyanın düzeni böyle kurulmuş anacığım.
“Hepimiz birbirimize çalım satıyoruz, birbirimizi haşlıyoruz. Böyle olmasa dünyada dirlik düzenlik kalmazdı.”
“Duygularım, izlenimlerim acı veriyor bana. Bulutsuz donuk gökyüzü, güneşin batışı, akşamın o sakinliği… niçin bilmiyorum bütün bunlar bir hüzün çöktürdüler içime, doldum, ağladım.”