Kitapta iki hikaye paralel ilerliyor, bir bölümünde Shakespear'in eşiyle tanışma, evlenme ve aile olma süreçleri diğer tarafta ikiz çocuklarından birinin ölüme giden hikayesi ve bunlar olurken Shakespear'ın adı geçmiyor. Agnes’in eşi, çocukların babası, evin oğlu olarak okuyoruz ve böylelikle karaktere bakış açınız derinleşiyor. Kitap aslında Agnes’i Shakespear'in karısı Agnes değil de Agnes’in kocası Shakespear olarak ilerliyor. Agnes'in şifalı otlar, fısıltılarla konuşulan kehanetler ve doğayla kurulan sezgisel bağ, Agnes'in karakterini hem dünyevi hem de büyülü bir hale getirir. Roman boyunca Agnes, yalnızca bir eş ya da anne değil, acıyı taşıyan, dönüştüren ve ona anlam yükleyen bir figüre dönüşüyor. Hamnet’in ölümü ile Shakespeare'in oyun yazarlığına kaçışı, Agnes'in ise acıyla baş etme biçimi, romanın iki ana damarını oluşturur: biri kelimelere, diğeri doğaya sığınır ve büyük bir yasın, hamlet gibi ölümsüz bir esere dönüşmesine sebep oluyor. Kesinlikle tavsiye ederim. Keyifli okumalar.