1900'lü yılların başından 1970'lere kadar geçen dönem içerisinde, tarihi olaylarla da şekillendirilerek, yazar Suat Derviş'in çalkantılı yaşamının anlatıldığı bir roman. Ağzında altın kaşıkla doğup Berlin’e giderken annesinin hediye olarak aldığı ipek sabahlıkla tabutu örtülen hayatının son zamanlarında yoksulluğu yaşayan bir Suat Derviş’le tanışıyorsunuz. Yalnızca bir yaşam öyküsü değil, ülkemizin edebiyat ve basın tarihine de ışık tutan bir kitap. Tanıdığımızı düşündüğümüz ama haklarında pek bir şey bilmediğimiz yazarlar, aydınlar, dönemin en çok konuşulan isimleriyle, o zamanların havasını yeniden teneffüs etmiş gibi oluyorsunuz. Osmanlının son dönemlerini, Cumhuriyetin kuruluşunu , Türkiyenin tarihini ve dünya tarihini de yer vermekte bu kitap. Roman dilende biyografi kitabı olarak akıcı bir dile sahip güzel bir kitap. Tavsiye ederim iyi okumalar.