Erkan Çeliksoy

Erkan Çeliksoy
@Erkan006
Bazı hayaller gerçek olmayı çok hakediyor.
Türkiye gerçekten sosyo-ekonomik olarak birçok bakımdan gelişmekte olan bir ülkeyse de, 1876'dan bu yana parlamanter seçim deneyimleri mirasına ve 1908-1913 ve 1923-1925 yılları arasındaki ve 1930'daki çok partili demokrasi mirasına da sahipti. Demokrasi derine kök salmamış olsa da, kolayca sınırlanıp engellense de, en başından inşa edilmesini gerektirmeyecek kadar mevcuttu.
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Türk Kalkınma Planı
1946'da CHP yeni bir beş yıllık ekonomi planı yaptı. Kendi kendine yeterlilik siyasetine ve devlet denetimine ağırlık veren bu plan, savaş öncesinin planlarına benziyordu (Planın yazarları, 1932-1934 yıllarında etkin olmuş kadro çevresinden geliyordu.) Ancak 1947'de bu plan terk edildi ve İstanbullu İşadamlarının ve DP'nin isteklerini yansıtan yeni "Türk Kalkınma Planı" benimsendi. Yeni plan serbest girişime, tarımın ve (ağır sanayi) yerine, tarıma dayalı sanayinin gelişmesine, demiryolları yerine karayollarına ve enerji (petrol) sektörünün gelişmesine ağırlık veriyordu.
Alıntı
7 Eylül Kararları
Türkiye seferberlik yıllarından sonra yoksullaşmış olduğundan, Amerikan malı yardımına büyük ihtiyaç duyuyordu. Türk Hükümeti bu yardımı kolaylaştırmak amacıyla, Uluslararası Para Fonu (IMF) üyeliği için evvelce başvuruda bulunmuş ve üyeliğe hak kazanmak amacıyla 1946'da "7 Eylül Kararları'nı" almıştı. Bu kararlar esas olarak Türk Lirasının %120 devalüasyonunu (cumhuriyet dönemindeki birçok devalüasyonun ilkiydi bu) ve Türk ekonomisinin dünya ekonomisiyle bütünleşmesini hedefleyen birtakım libarelleşme tedbirlerini getiriyordu.
Alıntı

Erkan Çeliksoy

, bir kitap okudu
Puan vermedi·464 syf.·
26 günde okudu
·
2026 19. kitabı
Erik Jan Zürcher
8.1/10 · 1.148 okunma
12 Temmuz Beyannamesi
DP ve CHP arasındaki ilişkiler açıkça kopmak üzereydi fakat temmuz 1947'de İnönü araya girdi. Peker ve Bayar'la ayrı ayrı görüştü ve sonra da basına bir beyanatta bulundu. "12 Temmuz Beyannamesi" adlı bu bildiri muhalefetin varlığını meşrulaştırıyor, devlet aygıtını tarafsız olmasını ve her iki partiye adil davranmasını istiyordu. Cumhurbaşkanının bu kati müdahalesi çok partili siyasetin kalıcı olduğunu açıklıyordu. CHP içerisinde ise bu, başbakan Recep Peker'in başını çektiği sertlik yanlılarının yenilgisi anlamına geliyordu. Recep Peker istifa etti ve yerine, San Francisco Konferansı'nda Türk heyetine başkanlık etmiş olan, Dışişleri Bakanı Hasan Saka geçti.
Alıntı