Erkan Çeliksoy

Erkan Çeliksoy
@Erkan006
Bazı hayaller gerçek olmayı çok hakediyor.
Çok Partili dönemde kurulan ilk muhalefet Parti
Esas olarak, çok partili dönemin, Temmuz ayında İstanbullu ünlü sanayici Nuri Demirağ tarafından Milli Kalkınma Partisi adında bir muhalefet partisinin kurulmasıyla başladığını söyleyebiliriz. Parti 5 Eylül'de resmen kurulmuştu. Milli Kalkınma Partisi'nin parti programı, ekonominin libarelleşmesi ve serbest girişimin geliştirilmesi çağrısından oluşuyordu.
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Dörtlü Takrir
7 Haziran'da Menderes (eski başbakan), Celal Bayar, Refik Koraltan ve ünlü tarihçi Fuat Köprülü'yle birlikte, CHP grubuna anayasanın tam uygulanmasını ve demokrasinin kurulmasını isteyen bir önerge sundu. Dörtlü Takrir diye bilinen bu önerge, bir muhalefet partisinin kurulmasından çok, Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir reform yapılmasını amaçlıyor gibi gözüküyordu. Yine de bu önerge, savaş sonrasındaki örgütlü siyasal muhalefetin başlangıç simgesi oldu.
Alıntı
Marshall Planı
Haziran 1947'de, ekonomilerini onarmalarına yardım için Avrupa ülkelerine dev ölçekte mali destek öngören Marshall Planı açıklandı. Bu planın birbirini tamamlayan üç amacı bulunuyordu: Avrupalıların kendilerini toparlamalarına yardımcı olmak; Amerikan sanayisi için kârlı ihracat pazarlarını korumak ve beslemek; komünizmin neden olduğu yoksulluğu ortadan kaldırmak. Türk liderleri, Amerikan siyasal ve askeri desteği ve Marshall Planı'ndan tam olarak yararlanmak için, Amerikalıların çok önem verdiği siyasal ve ekonomik ülkülere (demokrasi ve serbest girişim) titizlikle uymanın Türkiye için yararlı olacağını anlamışlardı. İşte bu nedenle Türkiye'de 1945 sonrasında siyasal ve ekonomik değişimin hem ülke için hem uluslararası nedenleri olduğunu söyleyebiliriz.
Alıntı
Truman Doktrini
12 Mart 1947'de Başkan Truman, "Truman Doktrinini" ortaya attı. Bu doktrin, ABD'nin, dış baskı ya da kendi sınırları dahilindeki militan azınlıklar nedeniyle varlıkları tehdit altında olan "özgür ulusları" savunmaya yardım etmesi gerektiğini ve yardım edeceğini bildiriyordu. Doktrininin ilanına sebep, Başkan Truman'ın Amerikan kongresine sunduğu, Türkiye'ye ve o sırada komünistlerle monorşi taraftarları arasındaki iç savaşın şiddetle hüküm sürdüğü Yunanistan'a askeri ve mali destek önerisiydi. .
Alıntı
Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşına girişi
Türkler Almanlarla olan diplomatik ilişkilerini Ağustos ayında kesmiş olmalarına rağmen, ortalamalarını 1944 yılı boyunca sürdürdüler. Türklerin bu tutumu İngilizleri ve Amerikalıları Sovyet taleplerine daha sıcak bakmaya bakmaya sevk etti. Şubat 1945'te Yalta Konferansı'nda bu devletler, Montreux Sözleşmesinde değişiklik yapılmasını kabul ettiler. Hemen ardından, aynı ay içinde, Türkiye, Birleşmiş Milletler kurucu üyeliğine hak kazanmak için Almanya'ya savaş ilan etti. Savaş ilanı yalnızca simgesel bir hareketti, İkinci Dünya Savaşı'nda Türk askeri tarafından tek bir kurşun sıkılmamıştır.
Alıntı