Jön Türkler kadınları toplum yaşamına katılmayı teşvik etti ve böylece orta ve üst sınıftan kadınlar halkın önünde kacalarıyla birlikte görünmeye ve tiyatroya, müzik gösterilerine gitmeye başladılar. Kadınlar Türk Milliyetçilerinin, Türk ocağı kulüplerindeki konuşmalarını dinlemekle kalmayıp kendileride konuştular. Hepsinden önemlisi, İttihatçı yönetimin yarattığı eğitim olanaklarıydı. Genç kızlar sayıları artan çeşitli seviyelerde okullardan yararlandılar. Dahası ilköğretim 1913'te kızlar için zorunlu hale getirildi. Yüksek Öğretime gelince, bu başlangıçta öğretmen yetiştiren yüksek okullarla (bunların sayıları 1913'ten sonra hızla artmıştı.) sınırlı kalmış ama 1914'ten itibaren İstanbul Darülfünun'unda kadınlar için birçok ders açılmıştı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Transkafkasya Cumhuriyeti Mayıs 1918'de yıkılınca, her şeyden önce Bakü'deki petrol yataklarını hedefleyen Almanlar Osmanlıları engellemeye çalıştılar ama Enver kararlı şekilde devam etti ve Osmanlı askerleri Eylül'de Azerbaycan'ı fethetti. Bolşevikleri bu durumu protesto ederek Brest-Litovsk Antlaşmasını tanımadıklarını açıkladılar ama gerçekte yapabilecekleri fazla bir şey yoktu.
O yılın Osmanlılar açısından tek olumlu gelişmesi, Rus hükümetinin Kasım 1917 Rus Devrimi'nden sonra ateşkes istemesiydi. Brest-Litovsk'taki (Aralık-Mart 1918) barış görüşmelerinde, Ruslar Doğu Anadoluyu, 1878'te işgal etmiş oldukları bölgeler dahil, boşaltmayı kabul ettiler. Ne var ki Brest'te görüşmelerin sürdüğü sırada Anadolu'daki Rus ordusu çökmekteydi ve sonuçta Türk güçleri bölgeyi geri aldılar.
Osmanlı tümenleri sadece Osmanlı topraklarında savaşmadı. Alman Genelkurmay'ının isteği üzerine Romanya ve Galiçya'daki Alman ve Avusturyalı'ların ve Makedonya'daki Bulgarların yardımına da gönderdiler.
Osmanlı ordusu 1916'da bir başarı daha kazandı. Dicle'den yukarıya Bağdat yönünde ilerlemekte olan İngilizlerin Hint kuvvetleri kuşatıldı; Temmuz ayında Kutü'l Amare'de teslime zorlandı ve 13 bin savaş tutsağı hapse atıldı. Komutan Genarel Townshend savaşın geri kalanını İstanbul'da geçirdi. Askerleri ise Anadolu'daki tutsak kamplarında tutuldular ve savaş esiri olarak çeşitli işlerde çalıştırıldılar.