5 Haziran 1876'da sabık Sultan Abdülaziz intihar etti. Ardından 15 Haziran'da Çerkes Hasan adında bir kolağası kişisel sorunları nedeniyle, bir kabine toplantısı sırasında, Hüseyin Avni Paşa'yı, Hariciye Nazırı Raşid Paşa'yı ve başka birkaç kişiyi tabancayla öldürdü. Bu olay güç dengesini daha köktenci reformcular lehine değiştirdi. 15 Temmuz'da yeni Devlet Şurası'nın ilk toplantısında bir anayasa ilan edilmesi kararı alındı. Ancak bu karar Sultan Murat'ın hızla kötüye giden akli durumu nedeniyle uygulamaya konulamadı.
İyiden iyiye alkolizmin pençesine düşen Murat devlet ricalinin biat yemini için 30-31 Mayıs gecesi saraydan alınıp Bab-ı Seraskeri'ye götürülürken, had safhada asabiyet belirtileri göstermişti. (Murat idama götürüldüğüne inanıyordu.) Anlaşılan, amcasının intiharı ve kabinesindeki bazı üyelerin katli ciddi bir sinir bozukluğuna yol açmıştı. Osmanlı ve yabancı doktorların muaneyesinden sonra kabine, Sultan'ın hükümdarlık yapamayacağı kararına varmak zorunda kaldı. Kabine önce, Sultan'ın kardeşi Hamit Efendi'yi naip olması için ikna etmeye çalıştı ama onun naipliği kabul etmemesi üzerine, Murat'ın indirilmesi ve yerine kardeşinin geçirilmesinden başka çare kalmadı. Hamit Efendi 1 Eylül 1876'da, 2. Abdülhamid olarak tahtta çıktı. Murat, Boğaziçi'ndeki Çırağan Sarayına götürüldü, hemen hemen otuz yıl burada tutsak olarak yaşamını sürdürdü.