📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
13 Kasım'da Paşa, epey hareketli Boğaz suları yüzünden Haydarpaşa'da bir süre beklemek zorunda kalacaktır. Başkentte kimsenin ağzını bıçak açmamaktadır. İstanbullular, Boğaz'daki gemileri görmemek için başları önde, hızlı adımlar ile utanç içinde yürümektedir. Paşa, kendisini götürecek istimbotu beklerken yanındakilerin de kederine tanık olmaktadır. İşte o anda, yaveri Cevat Abbas'a tarihe bir kararlılık ve dirayet nişanı olarak geçecek o sözleri sarf edecektir: "Endişelenme, geldikleri gibi giderler!"
"Atatürk olmasaydı ne olurdu" sorusunun cevabı da işte burada saklıdır. Belki yine bir Türkiye olurdu ama sınırları dar bir Türkiye ve en önemlisi Marmara ve Ege'nin olmadığı bir Türkiye...
En akılı, önde gelen askerlerimiz bile "Bursa'yı, Antalya'yı, İzmir'i kurtarmakla uğraşmayın, olacak şey değil, tükeniriz, elimizdekini de kaçırırız" diyorlardı. Ancak Atatürk'ün kafasındaki geleceğe ait savaş hedefi çok daha farklı ve doğru olanıydı.
Milli mücadele dönemi öncesinde vatansever, yetenekli ve mücadele taraftarı tek komutan Mustafa Kemal Paşa değildi. Ancak onu diğerlerinden ayıran en büyük farklılığı tabii ki dehasıdır. Askerî alanda olduğu kadar siyasi alanda da gerçek bir deha sahibiydi.