Aklın almayacağı kadar zayıf olmalıydım. Gözlerim çukura batmış, kafamın içine gömülmüştü. Yüzüm nasıldı acaba? Insanın, henüz yaşarken, sadece açlık yüzünden çirkin, korkunç biçimlere girmesi, çok rezil bir şeydi
Gözlerimi açtım. Uyuyamadıktan sonra neden kapalı tutayım? Aynı karanlık, pusudaydı çevremde; düşüncelerimin tırmanmak iste yip de kavrayamadıkları, kavranmaz o siyah sonsuzluk! Neye benzetilebilirdi
Fakat uyuyamadim. Bir zaman yattığım yerden karanlığı; kavrayamadığım, uçsuz bucaksız ve kalın karanlık kitlesini seyrettim. Aklima sığdıramıyordum karanlığı. Bütün ölçülerin üstünde bir karanlıktı bu yakınlığı altında eziliyordum
Yaşamak, başkaları kadar benim de hakkım değil miydi? Eski kitapçı Pascha, sevkiyatçı Hennechen kadar? Yoksa, omuzlarım mı yoktu bir devin omuzları gibi; iki kuvvetli kolum mu yoktu çalışmak için? Günlük ekmeğimi kazanmak için