sürüp giden eziyetleri yüzünden Tann'ya gittikçe daha çok hırslanıyordum. Istırap çektirmekle, karşıma engel üstüne engel çıkarmakla beni kendisine yaklaştıracağını, yola getireceğini sanıyorsa aldanıyordu; bunu ona temin edebilirdim. İnadı karşısında ağlamaklı, başımı göğe kaldırarak bunu ona, sessizce, ilk ve son defa söyledim.
Mutluluk denen şeyi çoktan unutmustum Içimde bu düşünceyi okşayip nazliyor, korkunç bir haksızlığa uğradıgım sonucuna varıyordum. Şu son ayların bu acayip zulmü neydi bana karşı Zihnimi toparlayamıyordum artik. Her zam her yerde en tuhaf azapları ben çekiyordum. Hayallerime sokulan, kuvvetlerimi darmadağın eden ufak tefek, anlamsız raslantıların, sefil ayrıntılarin baskısına uğramaksızın,bir başıma, ne bir park kanapesinde oturabiliyor, ne de bir tarafa gidebiliyordum.