Sanatçı yanlış kadınla heba edilen onca zamanın; Üzüntüsünü, öfkesini, nefretini dindirmek için gidip kum torbasını yumruklamaz. Çıkarabileceği en yüksek ses desibelinde bağırmak ister aslında bakarsanız, detone olması umrunda değildir. Şarkıyı nerede ve nasıl yazdığını bir kendisi bilir. Zira o mısraları yazması söylemesinden daha zordur. Biriktirilen anılar zaman okyanusu gibi uzar gider kafasında. Hissettiklerinin tarifini yapar ve kayıt alır. Kıyamete kadar bir yerlerde birileri dinler bu şarkıyı. Bazen kimse dinlemez radyoda boşluğa çalar bu şarkı. Cennette dinlenemeyecek kadar depresif bir şarkıdır. Bu sebepten cehennemin dibinde çalması için daha uygundur.
Geceleri, duvarları sigara dumanından sararmış alçak tavanlı odalarda, hayatınız sıçıp sıvanmışken, kulak kabartın; Dışarıda, bomboş sokağın ortasında, ulur gibi, acıyla havlayan köpekleri duyacaksınız. Pencereye gidip sağa sola bakacaksınız, yoklar. Hiç kimseye değil, sadece karanlığa karşı havlayan köpekler, birden havlayıp birden susar ve yok olurlar. Sebebi çok basit, fakirlik.