“Binlerce hayatın sonunu gördüm. genci, yaşlısı... Her biri gerçekliğinden fazlasıyla emindi. Duyumsal tecrübelerinin oluşturduğu amacı ve anlamı olan özel bireyler. Biyolojik bir kukladan fazlası olduklarına o kadar emindiler ki... Ama gerçek er ya da geç ortaya çıkar ve herkes görür. İpler kesildiğinde herkes aşağı düşer... Her biri beden dürtülerinden fazlası olduğuna o kadar emindi ki... Tüm o işe yaramaz danslar.. yorulmuş zihinler.. arzu ile cehaletin çarpışması.. bu hayatı daha çekilebilir kılmak için uydurulmuş boktan şeyler...”
"Bir adam tanıdım, kafasız bir kadına yaşamının yirmi yılını verdi. Her şeyi feda etti ona; dostlarını, emeğini, dürüstlüğünü bile.. ama bir akşam, kadını hiç sevmemiş olduğunu anladı. Canı sıkılıyordu, hepsi bu. İnsanların çoğu gibi canı sıkılıyordu."
Bazı geceler yeterince içtiğimi farkettiğimde kendimi denize bırakıyor, karanlığa bütünüyle teslim oluyorum. Çılgın bir şey yapma fikrinden tamamen bağımsız, gümüşserviyi takibe koyulup, hedefi dolunay olan kulaçlar atmaya başlıyorum. Her attığım kulaçta dolunaya daha çok yakınlaştığım hissini çok seviyorum. Ve sanırım artık ne geçmişte, ne de gelecekte, tam olarak şimdiki zamanı yaşıyorum..