Shakespeare ile tanışmam 'Bir Yaz Gecesi Rüyası' eserini okumamla başladı. Ardından 'Antonius ve Kleopatra','Othello' ,'Hırçın Kız', 'İki Soylu Akraba' ve sonrasında gelen 'Venedik Taciri' dil ve üslup konusunda beni öyle sarmaladı ki elimden düşürmemek bir yana yanımda yani el çantamda dolaştırırken bile bu eserler zihnimi ele geçirmiş,onlar olmadan nefes almıyordum. Şiir dilinin ve roman kurgusunun harikulade bir şekilde vücuda gelmesi eserleri mükemmel kılmış. Ancak 'İki Soylu Akraba ve Venedik Taciri'nde nedense vasatlaştığı hissine kapılmadım değil. İyi okumalar...
Tılsım hayatın tekdüzeliğinde, ağaçların gölgesinde, sararan buğdayların teninde, suyun üzerinde seken balığın işveli kuyruğunda, annemin gülüşünde, kardeşimin bazen bana küsmesinde, arkadaşımın ihanetinde, dostumun vefasında, sevgilimin dudaklarında, içkimin çakır keyifliğinde onun için yatırı katırı, geçmişi geleceği, yerin altını üstünü rahat bırakın...
İnsan insan olmayı bilirse Tanrı da Tanrı olmayı bilir.