İskenderunda Ermeni Lejyonunun Tecavüzü.
Ali Fuad'ın Konya Ereğlisine gelmesi(XX. K.O.)
M.Kemal'in demeci; tehlikede olan yalnız Trakya değildir. (Bıyıklıoğlu, Trakya I 156)
Kitap gerçekten efsane, okuyunca Atsızın ve arkadaşlarının 1933 yılında İstanbul'dan yola çıkarak Çanakkale'ye varmalarını, Çanakkale Kara Muharebelerinin üzerinden henüz 18 yıl geçmiş olması ve henüz savaş izlerinin yerlerinde olması sebebiyle gördükleri manzarayı çok güzel anlatmıştır.
Türklüğe Karşı Haçlı Seferlerinde ise, dönemindeki siyasileri sert bir dille eleştirerek o günlerde Türkçülüğe karşı yapılanlara ayna tutmuştur.
Soru-cevap tarzı, detaylı bilgi verilmeden yüzeysel konulara değinilen bir kitap. Olmazsa olmaz denilemez ama yine de okunur. İttihat ve Terakki oluşumu Cumhuriyetin temelini atan ve Askeri nizamı kuran bir zekadır. Detaylı incelemek zorunludur.
Kitap, Soner Yalçının taraflı bir şekilde olaylara yorumları da olsa JİTEM'in kurucularından olan Ahmet Cem Ersever'in, yaşadığı zamanlarda yaşanan olayları anlattığı, yapılması gerekenlerin yapılmaması üzerine Soner Yalçınla görüşüp mülakat yapması üzerine yazılan, (aslında itiraf ettiği pek bir şey olmayan daha çok eleştiri üzerinde durulan) ve ölümünden yaklaşık on yıl sonra yayımlanan( Cem Ersever'in isteği üzerine) bir kitaptır. 90'larda ve öncesinde yaşanan olayları neden sonuç ilişkisine dayanarak anlatılan önemli bir kaynak kitaptır.
Ayrıca bugün MİT'in girişinin bulunduğu caddenin ismi "Şehit Cem Ersever" caddesidir. İroniye bakın...
Soner Yalçın gerçekten araştırmalarına güvenilir bir insan. Ancak bu kitapta kendisinin mefkuresine karşı olan bir insanın yani Abdullah ÇATLI'nın ve arkadaşlarının yaşam hikayelerine objektiflikten uzak bir şekilde bazı çözümlemelerini de katarak aktardığı bir kitaptır. Yanlış işlerin yapıldığı ve bu yanlışlıkların devlet kadrosundaki insanların aracılığı ve korumasıyla yapıldığı gerçeğini kitapta detaylı bir şekilde görüyoruz. Ancak Sol ve Kürt iş adamlarının yaptıkları yanlışları maalesef kitapta göremiyoruz. Örneğin; gazi üniversitesi öğrencisi ülkücü Dursun ÖNKUZU'nun gerçekte ciğerlerine hava basılarak 3. kattan aşağı atılması ve öldürülmesi olayını Soner Yalçın, " bu sırada Dursun Önkuzu adlı bir ülkücü 3. kattan düşerek hayatı kaybediyor." diyerek anlatmıştır.