Eski yöresel diller, form açısından, gramerciler tarafından elden geçirilmiş olan dillerden daima daha zengindir. Bu tür dillerin rolü, halk dillerinin aşırı zenginliği içinde bazı seçimler yapmaktan ve çift kullanımı olan unsurları ayıklamaktan ibarettir.
Hep daha fazla açıklık peşinde koşan halk, hiçbir zarafet ve hatta kurala uygunluk kaygısı taşımaksızın, bir yandan konuştuğu dili içgüdüsel bir şekilde yalınlaştırır.
Sev! Mutlaka Sev!
Hiç bir şey bulamazsan bir kütüğün başına bir külah geçir onu sev.
Sonra düşün! Ara, bul, Sevilmeye layık olanı SEV!
Necip Fazıl Kısakürek