İbn Kayyım rahimehullah şöyle söyler: "Eğer ki kul Rabbine karşı insaflı davransaydı -ama nerde!- Allah'ın onu dünyanın lezzet ve nimetlerinden mahrum bırakmasındaki lütfunun ona dünya lezzet ve nimetlerini vermesindeki lütfundan daha büyük olduğunu anlardı. Allah Teâlâ yalnızca vermek için alıkoyar."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bazen nimetlerden mahrum bırakılırız. Eğer mahrum bırakılmamızdaki hikmeti tefekkür etmeye muvaffak olursak kaybettiklerimiz bizim için bir armağana dönüşür. Bu da mahrum bırakıldığımız şeyden çok daha büyük bir nimettir. Ve bu imtihan vesilesiyle Allah Teâlâ'nın bize isim ve sıfatlarını öğrettiğini fark ederiz. Başına gelen musibeti yalnızca şerden ibaret görenlerin asıl musibeti, tefekkür kıtlığı ve Allah'ın hikmetlerini kavramadaki eksiklikleridir.
İbn Atâullah el-İskenderî şöyle söylemiştir: “Allah Teâlâ'nın sana istediğini vermeyişinin veya umduğunu nasip etmeyişinin nedenlerini idrak edersen bu alıkoyma senin için armağana dönüşür. Yüce Allah sana bir nimet bahşederse seni iyiliğine şahit tutar, sana istediğin bir şeyi nasip etmezse kahrına, galip gelme gücüne şahit tutar. O, tüm bunları yaparken sana bir şeyler öğretmektedir. Sen, Allah'ın arzu ettiğin şeyi sana nasip etmeyişindeki hikmeti kavrayamadığın için acı çekersin."
Şu ayetin anlamını da birlikte tefekkür edelim: "Beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim." (Bakara, 156) Rabbimiz bize sevgiyle yaklaşıyor ve kendisini zikretmemizi, hatırlamamızı istiyor. Buna binaen bize bir ödül vadediyor. Nedir o ödül? Allah'ın da bizi zikretmesi. Kalbi katı olan, yüce Allah'ın kulunu anmasındaki meziyeti anlayamaz. Sevgisinde sadık olana ise en kıymetli sevgilinin, Allah Teâlâ'nın, kendisini anması yeterli gelir.
Allah'ın rızasını elde etmek diğer bütün nimetlerden daha büyüktür! Cennetlerden, nehirlerden, güzel meskenlerden bile büyüktür! Çünkü o, sevgililerin en yücesi olan Allah Teâlâ'nın rızasıdır.