"Hayatta kalıplar var.. Ritimler. Bir hayatta kendimizi köşeye
kısılmış hissettiğimizde, hüznün, trajedinin, başarısızlığın ya da
korkunun, tek bir varoluşun ürünü olduğunu düşünmek çok kolay. Yalnzca yaşamanın değil, belli bir şekilde yaşamanın sonucu
olduğunu düşünmek. Demek istediğim, acıya karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak, her şey çok daha kolay olurdu. Mutluluğun doğasında acının da olduğunu.Biri olmadan öbürünün de olamayacağını. Tabii ki farklı düzeylerde ve miktarlarda. Ama hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız. Öyle bir hayat olabileceğini düşünmek ancak yaşadığımız hayattaki mutsuzlugumuzu büyütmeye yarar."
Ama belki de bütün hayatlar böyleydi. Görünüşte en yoğun ve
yaşamaya değer hayatları yaşayanlar bile en nihayetinde kendilerini
böyle hissedyorlardı belki. Dönümler boyu hayal kırıklığı,tekdüzelik, acı ve rekabetin içinde tek tük birkaç mucize ve güzellik vardı.