Latincesi “museum” olan müze kelimesi “Musa’ların tapınağı” anlamına gelir. Müze, Musa’nın ruhundan kalan şeydir. Aşkının ve masumiyetinin müzesini yapmış bir roman kahramanına belki de bu yüzden söyletiyordu Orhan Pamuk: “Gerçek müzeler, zamanın mekâna dönüştüğü yerlerdir.” Bazen bir yere götürürsünüz varlığınızı da orada görmediğiniz şeylerin tesirini hissedersiniz. Yahut sevdiğiniz birinin bir zaman yaşadığı, vakit geçirdiği bir yere gider ondan kalan bir şeyler bulmayı ümit edersiniz. Saklanmazsa kaybolacak güzelliklerin yitip gitmesine dayanamayan, o güzellikleri görebilen gözlere göstermek isteyen ve bununla hazların en büyüğünü duyanların hatırına o ruhu ve tesiri saklamak istersiniz. İşte o ruhun hatırına, tesir edenler temas edilenlere dönüşsün diye inşa edilen adıdır, Ruh Müzesi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kimi gözler hakikate cevaptır. Kimi gözler mürşittir. Kimi gözler irşat eder muhatabını. Kimi gözler öldürmekten beter anlar insanı. Kimi gözler aynasıdır kalbin. Kimi gözler ok oktur, maktulünü bir bakışıyla kurban eder. Kimi gözler namludur. Bakışlarında patlamaya hazır fişekler saklar hep. Kimi gözler sobadır, iç ısıtır. Kimi gözler kutup yıldızıdır. Karşısında durmanız gereken yeri gösterir size. Kimi gözler kuyudur. Bakışlarla yüzünde yürür, gözlerine düşersiniz. Ancak gözyaşlarıyla doldurursunuz kuyusunu. Kimi gözler karadeliktir. Karadelik gözlere düşeni Yakup bile bulamaz.
Güzel hatırlayışın şifası diye bir şey var. Bakışın kısıldığı, kalbin arka yollarına zehrin hücum ettiği anlarda var gücüyle taarruza geçiyor. Art niyete teessüf, kalbe teneffüs ediyor.