"Dünyanın o mutlu renkliliğine durmadan hayranlıkla işaret etmek, yine durmadan bu renkliliğin temelinde bir birlik ve bütünlüğün yattığını anımsatmak istiyorum; sürekli olarak şunu göstermek istiyorum ki; güzel ve çirkin, aydınlık ve karanlık, günah ve kutsallık yalnızca bir an için birbirinin karşıtı kimliğiyle açığa vurur kendini, bunun dışında her zaman iç içedir. Bana göre insanlığın en yüce sözleri, bu ikiliği büyülü simgelerle dile getiren o birkaç sözdür, dünyadaki büyük karşıtlıkları hem bir zorunluluk, hem bir hayal olarak gösterildiği o az sayıdaki gizemli sözler ve benzetilerdir."
"Öyle bir yaşam ki, devinimi sağlayacak güçlü bir motor gücünden yoksundu, önceden belirlenmiş raylar üzerinde gönülsüz, dönerek gidiyordu; şevkten yoksun, Tanrıyla ilişkisiz, gökyüzündeki bulutlarla bağlantısız..."
"İnsan, kötü ve aptalca şeylere ne çabuk da alışıyor, ne kolay haylaz bir köpeğe, ağzının tadını bilen besili bir domuza dönüşüyor, inanılacak gibi değil."
"Tanrım, yalnızlığımı, kendi inimi ne büyük bir özlemle aramıştım, bu inden hiç çıkmamam gerekiyordu aslında, bu in yeterince çile, yeterince yoksulluk doluydu ama piyanolar yoktu içinde, edebiyat söyleşilerine, benden başka okumuş insanlara yer yoktu."