"Yüksek bir eğitim görmüş meslek mensuplarında belli bir idealizm, karşılarındaki insana anlayış göstermeye ve onunla konuşup tartışmaya belli bir isteklilik ararım, maddi çıkarlardan tümüyle bağımsız bir idealizm, kısacası biraz insancıl bir davranış. Öte yandan bilirim ki, bu insancıllık gerçekte var olmaktan çıkmıştır artık ve bunun jestlerine de çok geçmeden balmumundan figürler müzelerinde rastlanabilecektir."
"Yaşayan Almanların büyük çoğunluğunun tersini yapıp füzeleri yıldızlara yeğlemesi, bu yazarlara daha az saygı beslememe, onları daha az sevip gereksinmeme yol açmıyor. Füzeler göz alıcıdır, füzeler büyüler insanı, yaşasın füzeler! Ama ya yıldızlar! Sessiz ışıltılarla, uzaklarda titreşen evrensel müzikle dolu, her biri bir göz ve bir düşünce olan yıldızlar-aman dostlar, bunlardaki güzellik bir başkadır!"
"Bir insan topluluğunu kolektif şekilde etkilemiş tarihsel olaylara bakarken tekil insanların acılarını kaçırma eğilimimiz vardır her zaman. Tarih yazıcılığı da bu tür büyük olaylarda sıklıkla bireysel acıları gözden kaçırır. Oysaki gerçek yüzleşmeler az ya da çok, büyük ya da küçük demeden olan bitenden etkilenmiş herkesin geçmişle hesaplaşmasıyla mümkün olabilir."
(Tekil Travmalara Bakmak/Eylül Görmüş)
"Akıllı telefonlarla dünyayı değiştirebileceğimizi düşündük ama sadece komik kedi videoları paylaşmakla meşgulüz. Biz böyle bir türüz işte. Kendi kendine sorunlar yaratan ama bir yandan da çözmeye çalışan. Empati yeteneğimiz var ama genelde unutuyoruz. Sevebiliyoruz ama nefret etmeyi de ihmal etmiyoruz. Kısacası: KARMAŞIĞIZ..."
( İnsaniyet Namına Fakire Bir Akıl Fikir/Can Yılmaz)