Yazmayı benimseme, yazarak güzellikler var etme konusunda büyük bir gayret ortaya koyan isimlerden biri Mustafa Uçurum. Günümüz edebiyat dünyası ile temas kuran her okur için tanıdık gelecektir bu isim. Nitekim uzun yıllardır İstanbul dışından, hadi o kelimeyi kullanalım “taşra”dan edebiyat dünyamızın merkezine şiirler, denemeler gönderen, kelimenin tam manasıyla “velûd” bir yazar Mustafa Uçurum. Okur-yazar olmak sanırım en çok Mustafa Uçurum’da anlam kazanan bir özellik. Yazarak okumak da diyebiliriz aslında buna. Şairin Aynası isimli kitabıyla 2018’de Türkiye Yazarlar Birliği deneme ödülünü kazanan Uçurum, Tenhalayın Kalbimi, Çocuklar Çocukluğunu Bilsin, Konuştukça Memleket isimli şiir kitaplarının ardından Çıra Yayınlarından çıkan Dünya Telaşı ile okurlarının karşısında.
Duyduğuna, gördüğüne kayıtsız kalmıyor şair
Yazın türleri içinde kuşkusuz A. Haşim’in ifadesiyle en “şahsî ve muhterem” olanı şiirdir. Şiirin kelimelere kazandırdığı irtifa başka hiçbir türle kıyaslanamaz. Şiir burcuna erişmiş şair için diğer türlerde kalem oynatmak ikincil bir uğraştır sanırım. Mustafa Uçurum kalbi kaleminde atan bir şair. Öyle ki her şiiri, bu topraklara ilişkin duyarlılıkları, sorumlulukları hatırlama çabası ile örülü. Türk şiirinin bütün renkleri ve sesleriyle beslenen; sadece esinlenmekle kalmayıp Türk şiirinin ustalarına gereken ihtiram ve ihtimamı gösteren Mustafa Uçurum “dünya telaşı işte kanımın çağıldaması her şeye rağmen” diyerek bu bereketli ırmağa karışma isteğinde. Nitekim onun için “vakit hayli genç, yağmur, rüzgâr, şiir genç”.
Mustafa Uçurum; duyduğuna, gördüğüne kayıtsız kalmıyor Dünya Telaşı’nda: “İnsanlığımız ölüyor, evlerimiz dört köşe” Dünyanın her türlü vahametine “içimizde patlamaya hazır direnç” ile karşı koymaya çalışıyor. Dünyada olan bitene, ölümlere,