“Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu ver.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Onların inancına göre zamanın akıp gitmesinin amacı bir insanın daha mükemmel, daha bilge hale gelmesi ve kendi varoluşunu dile getirmede daha başanlı olmasıydı.
Kabileye göre armağan, eğer verdiğin kişinin istediği bir şeyse, armağan sayılır. O kişinin sahip olmasını arzu ettiğin bir şeyi verdiğin zaman bu bir armağan olmaz. Armağanda bir zorunluluk yoktur. Koşulsuz olarak verilen bir şeydir. Armağan alan kişi bunu ne isterse yapabilir: kullanabilir, kırabilir, başkasına verebilir, canı ne isterse onu yapar. Armağan koşulsuz olarak alan kişinindir ve armağanı veren kişi karşılığında hiçbir şey beklemez. Eğer bu koşullara uymuyorsa, bu bir armağan sayılmaz. O zaman buna başka bir ad vermek gerekebilir.
Mutant sözcüğü, bir renk ya da kişi değil, bir yürek ve akıl nitelemesi olarak görünüyordu; bu bir davranış biçimiydi. Kadim anılarını ve evrensel gerçeklikleri yitirmiş ya da kapatmış kişilerdi mutantlar.