O korkunç tesadüf olmasaydı,ben de asla bir insanın, her şeyden vazgeçmiş,her şeyini kaybetmiş bir insanın nasıl bir ateşle, nasıl bir umutsuzlukla ve karşı konulmaz bir istekle hayatın her bir kızıl damlasını emdiğini asla bilemeyecektim.; yirmi yıl boyunca varlığın her türlü şeytani güçlerinden uzak yaşayan ben, doğanın bazen nasıl da sıcağı ve soğuğu, ölümü ve yaşamı, hazzı ve hüsranı birkaç nefesin içine sığdırabildiğini hiç kavramayacaktım.