Evimizde kendimi mutlu hissetmeye mecburuz. Basın-yayın organlarından üzerimize sıçratılan sahte aidiyetler (bir futbol takımı taraftarlığı vb.) içimizdeki derin yarayı iyileştirmiyor: Birbirimize hoşça bakabileceğimiz daha güçlü ve sahih bir aidiyete ihtiyacımız var.
Benim sende dirileceğim, senin bende dirileceğin bir aidiyete…
“Bir gün, umudunun bittiği bir anda bir el uzanacak sonra sana. Bütün dünyayı karşısına alıp, herkesin sana sırtını çevirdiği yerde sana her şey olacak. Ellerini tut. Nefes almayı hatırlatacak, yaralarından öpecek seni, korkma öpsün.
Sevmek biraz da yaralarını sevmektir, bilirsin.”