OKUMAK FİİLİNİN emir kipine tahammülü yoktur. Başka fiillerle de paylaşır bu nefretini: "Sevmek" fiili... "Hayal etmek" fiili... Yine de deneyebiliriz tabii. Haydi: "Beni sev!" "Hayal et" "Oku" "Oku! Okusana diyorum, sana okumani emrediyorum!"
"Odana çık ve oku!"
Netice?
Hiçlik.
Zaman geçtikçe, birlikte yaşarken ve genetik değişimler olurken, vicdanımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna buladık, bu da yetmiyormuş gibi, gözlerimizi içimizi gören birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla inkar etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç çekincesiz gözler önüne serer hale geldi.