Ama benim içimdeki bu şey de neydi, bana böyle.. böyle korkunç... böyle acı veren şey -birden bana elini uzattı ve ani bir içtenlikle elimi sıktı. 'Umarım kolay atlatırsınız', dedi.- ne kastettiğini anlamadım. Hasta mıydım ki? Yoksa...deli miydim?
Bütün bu yazdıklarımın tatsız bir etki yaratacağına da eminim, zira hepimiz yaşamla bağını az ya da çok kaybetmiş, kör topal idare eden insanlarız. Hatta yaşamdan öylesine kopuğuz ki, gerçek "canlı hayata" karşı adeta tiksinti duyuyor, bize hatırlatılmasına dahi katlanamıyoruz.