Yalnızlığın belli bir hacmi yoktu ve bulunduğu ortamın şeklini alıyordu, yaşanılan ev ne kadar büyük olursa hissedilen yalnızlık da o kadar büyük olurdu.
Kayıp, karanlıkta yetişirdi. Şehvet, karanlıkta can bulurdu. Ölüm satırları, karanlıkta kaleme alınırdı. Yenilginin çığlığı, karanlıkta duyulurdu.
Ve o benim üzerime çöken karanlığımdı.