Bu yer benim O'na duyduğum inanç. O'nun varlığına duyduğum, beni işitiyor, görüyor Ve bana cevap veriyor oluşuna duyduğum inanç Ezeli ve ebedi olana sönmeyecek ve batmayacak olana yerin ve gün sahibine kudretiyle her gün bizi şaşkına çevirene her gün gözümüzün önünde sayısız mucize gerçekleştirene şifanın asıl sahibine duyduğum inanç.Övgü yanlızca O'nadır.
Nerede "ey insan" diyorsa Kur'an "Ey unutan" diyordu hissesi unutkan bir insan unutan da yeryüzünde vazgeçilmez sandığı varlığının bir başı olduğunu unutuyordu kendisinden habersiz kendi lehine verilmiş büyük bir karar sonucu nefes alıp verdiğini,sevdiğini, sevildiğini unutuyordu sanıyordu ki ezelden beri burada sanıyordu ki ebedi kalacak burada.Hiç doğmamış sanıyordu kendini.Hiç Ölmeyecek sanıyordy
Gecelerin ve gündüzlerin Siyah ve beyaz Fareler gibi, tutunduğu bugün 'leri kemirdiğini, avunduğu anları tükettiğini çabucak unutuyordu insan.Korkuyla kaçtığı ölümü ve sonunda ağzı düşüreyim mezarı hesaplarından çıkarıyordu. Öyle ki tüm uygarlık bu unutuşu destekliyordum Unutmayı ve unutturmayı sistemli ve sürekli bir estetik olarak pazarlıyordu. insan,kremlerin yağlı yüzüne yatırıyordu karışan tenini.Eşyanın sıcacık yakınlığında uyutuyordu sancılarını.Çoğaltma tutkusunun sarhoşluğu ile unutuyordu temel acılarını.