Öldüğüm Gün

·
Okunma
·
Beğeni
·
2576
Gösterim
Adı:
Öldüğüm Gün
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050802801
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
"Adını ölü koydular sessizce. Doktorların ağzından çiğnenmiş sakız gibi çıkıveren o hece yüzünde patladı: Ex! Eksildi dünyadan. Başkasının üzerine kolayca yapışırdı ölü etiketi. Hep başkalarının öldüğünü görmüştü ömür boyu. Başkaları, hep başkaları. Değişen bir şey yoktu aslında. Başkalarına göre ölen yine bir başkasıydı. Kendisi."rnrnKendi ölümünü yazmak üzere yola çıkıp geçmişiyle ve en temel varoluşsal sorunuyla, ölümle, yüzleşen bir Yazar... Sonunun nereye varacağını kestiremediği bir kampanyayı tamamlamaya çalışan başarılı bir reklamcı Rüya... Hiç beklemediği bir anda karşısına çıkıp Rüyanın hayatını değiştiren Hayat Hanım...rnrnBirbirini tanımayan üç kişi ve beklenmedik zamanlarda kesişen hayatları… Hayatı ötelere taşıyan ölümün ve aşkın ortak yüzünde gelişen tereddütler ve acılar yumağı. Anlatı kitaplarıyla büyük bir okur kitlesi edinen Senai Demirci, son derece başarılı bir romanla çıkıyor okuyucularının karşısına.rnrnOkuru ölüm gerçeğiyle yüzleştirirken ölümle barışmaya da çağırıyor. Ölüm deyince akla üşüşen yok olmak, unutulmak korkularına, ölümden sonrasına dair kaygı ve endişelerimize ayna tutarak bizi hayatın en büyük gerçeğiyle esaslı bir yüzleşmenin eşiğine getiriyor, ölüme bakışımızı olgunlaştırıyor.rnrnÖldüğüm Gün, ölümle kazanılacak yeni imkânlara şiirsel bir bakış denemesi, hayatla ölüm arasındaki mahrem aşk hikâyesinin fısıltıları ve iç çekişleri.
240 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
EY MÜSTAKBEL ÖLÜLER !
Sen , sen evet sen... Sana diyorum!
ÖLDÜN :

“İlk kimi aramalısın? Öldüğünü önce kim duymalı? Kim öldüğüne en çok yanacaksa o.
Numaraları baştan aşağı süzüyorsun. A’dan Z’ye kadar o kadar çok kalabalık var ki... Ne kadar gereksiz numaralar. Şu kesin ki yokluğunu umursamayacak çoğu . Cevap veremediğinde ısrar etmeyecekler. Öldüğün duyulunca silinecek adın defterden.
Cevapsız çağrı bile olamayacak kadar önemsizsin.
Çıktın kapsama alanından. “

Başlayan her şey biter, gelen gider, doğan ölür...
Ömür tükenir...

Hep birileri ölür :
Yaşlanır ölür.
Trafik kazasında ölür.
Hastalanır ölür...

Hep başkaları ölecek değil ya!
Sen de öleceksin.

Ardından vah vah edecekler.
Ne iyi insandı diyecekler.
Gasiller yıkayacak.
Namazın kılınacak.
Omuzlarda taşınacaksın.
Toprağa bırakılacaksın.
Haklar helal edilecek.
Yasin okunacak.
Helvan yenecek.
Biraz ağıt...
Biraz gözyaşı...
7’siydi, 40’ydı, 52’siydi derkeeeeennnn
Adın daha az anılacak, gözyaşları kuruyacak ve hayat kaldığı yerden devam edecek.

Sosyal ağlarda bir süre yasın tutulacak sonra insanlar takipten çıkacak, şifreni bilen yoksa kim bilir daha ne kadar sanal olarak yaşayacaksın.

Kabir hayatı edebiyatı değil bu anlatı.
Ölüme bakış ama insanın kendi ölümüne.
Alışılmamış bağdaştırmalarla, teşbihlerle, afili cümlelerle edebi yönden doyurucu. Öyküleyici anlatım geri planda kaldığı için bir süre sonra olay örgüsünün eksikliği hissediliyor, tür roman olmasaydı belki bu eksiklik hoş görülebilirdi.

Konusu itibarıyla depresif, melankolik bir hava beklenirken tam tersine pozitif bir yaklaşımla okurun ölüm gerçeğiyle yüzleşmesi hedefleniyor. Ölümün bir son değil bir başlangıç olduğu ve ölümle barışmak gerekliliği vurgulanıyor.

Dipçe : Ben zaten ölümle kavgalı değildim; kavgalı olan , küsen varsa buyursun okusun.

EY FANİLER hayat kısa ...

Hiç açmadığınız kapılar varsa,
Yüzünüze kapalı kapılar varsa,
Eşiğine adım atmayacağınız kapılar varsa,
Açmaya yetişemediğiniz kapılar varsa,
Zile basın...

Çağlayan... kitabı elime verdin , pimi de çektin lakin hâlâ hayattayım.
240 syf.
-Öldüğün gün okunacak bir kitap yazabilir misin?
Zor.yazamam
-Ama deneyimli bir yazarsın
Hayır değilim
-...
Ben hiç ölmedim ki..
Diye başlıyorsunuz kitaba ve sizi öyle içine cekiyor ki yaşam ve ölüm nedir ? Insanlar ölünce diğerlerinin tepkisi ne olur ? Peki sıra baan gelince tepki verecek insan var mı? Gerçekten benim içinde üzülecek dostlarım var mı? Telefon rehberimde A dan Z ye bir sürü numara var hepsi çevrim içi peki sen bir gün çevrim dışı olursan akıllarına gelicek misin hiç?.......Kitaba başladığımdan berli insanin kednidi sorgulamamasi imkansiz.Aklınızda bunlar gibi deli sorular donup duruyor.Ve en çok ta ne etkiliyor biliyor musunuz .Bir yazarın yazmak isteyipte yazamamasi .Insanlar yaşadıkları olayları yazarken zorlanmazlar ama ölüm? Senai Demircide yaşamadığı ölümü yazmaya başladı ve ortaya müthiş bir eser çıktı.....
240 syf.
·Puan vermedi
Mutluluğumuzu sağlayan şey unutkan olmamızdır belki de. Acıları, kaygıları, kötü anıları unutulabildiğimiz için mutluyuz. Ya unutmak gibi bir yeteneğimiz olmasaydı.. ya yaşadığımız her şey her an aklımızda, ruhumuzda kalsaydı..
Peki ölümü unutmak, ölümlü olduğumuzu unutmak da bizi mutlu edebiliyor mu? Yoksa tam aksine bizi rehavete mi sevk ediyor?
Kötü anılar gibi ölümü de unutmak kazanç mı yoksa kayıp mı bizim için?..
240 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
Konuya çok sonra dahil olsamda beğendiğim bir kitap oldu. Altı çizilip insanı sarsacak çok cümle vardı.. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayıp her an ölecekmiş gibi hazırlık yapmak gerektiğinin bilincine varmamızı sağlayan bir eser olmuş.. Life goes on...
240 syf.
Ölümle ilgili hep küçüklüğümüzden beri söylenen cümleler vardır hep korku ,tehdit içeren .Oldum olası sevmemişimdir dini "şunu yapmazsan Allah yakar ,bunu yapmazsan cehenneme gidersin "söylemlerini .Bana bir insan din hakkında tavsiye verecekse ,uyaracaksa bunu güzellikleri göstererek anlatmalıydı .Mutlaka tekrar tekrar okunmalı..
240 syf.
·Beğendi·8/10
Dünyanın hırsına ve geçiciliğine nasılda kanıyor insan. İnsana sevdiklerinin değerini daha iyi anlamayı ve ölümün aslında bir an kadar ne kadar yakın olduğunu hüzünlü ve güzel bir dille anlatıyor.
240 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Öldüğüm gün’ü yorumluyorum doğduğum gün.. Hiç yoktan var edilişimin 25. yılını doldururken yok olup tekrar dirileceğimi hayal edemiyorum tıpkı bu dünyaya doğmadan nasıl bir yere doğacağımı hayal edemediğim gibi.. Geldikten sonra sevdik, bağlandık, aldık, sattık hiç gitmeyecek gibi planlar yaptık. Bir garip yolcuyduk halbuki. Yolu da yolcu olduğumuzu da unuttuk. İşte bir nebze hatırlatmak için yazılmış bu kitap. Yazar, rüya ve yaşar dilinden. Okurken bu isimlerin ne kadar anlamlı seçildiğini göreceksiniz.

Kitabın arka kapağında yer alan, “Adını ‘ölü’ koydular sessizce. Doktorların ağzından çiğnenmiş sakız gibi çıkıveren o hece yüzünde patladı: ‘Ex’ Eksildi dünyadan. Başkasının üzerine kolayca yapışırdı ‘ölü’ etiketi. Hep başkalarının öldüğünü görmüştü ömür boyu. Başkaları, hep başkaları” cümleleri beni bu kitabı okumaya sevk etmişti. Yazdığı gibiydi gerçekten, çok ölüm gördüm, sevdiklerimi kaybettim, yine de unuttum kendimin de öleceğini bir gün.. Peygamber Efendimiz(sav),” Ağızların tadını kaçıran ölümü çokça hatırlayın!” derken hatırda tutup ona göre bir hayat sürmemizi belirtmiş aslında. Nasılsa öleceğiz düşüncesiyle Rabbimizin razı olmayacağı şeyleri yapalım diye değil. O halde bedene değil ruha yatırım yapmalı, maddi değil manevi doyuma ulaşmalıyız. Ölmeden önce ölmenin sırrına ermek için daha çok okumalıyız.

“ Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Keza, bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyleyse aziz olarak çıkmaya çalış.”

“Seni her defasında daha iyi bir yere getiren, daha güzel bir hale eriştiren, şimdi sana niye daha kötü bir yer hazırlasın ki? Neden sana dünyadan daha aşağısını versin Rabbin? Dünyaya dönmeyi aklına bile getirmeyeceğin başka bir dünya yok mudur sence?”
240 syf.
·Beğendi·9/10
“İlk kimi aramalısın? Öldüğünü önce kim duymalı? Kim öldüğüne en çok yanacaksa o. Numaraları baştan aşağı süzüyorsun. A’dan Z’ye o kadar çok kalabalık var ki... Ne kadar gereksiz numaralar. Şu kesin ki yokluğunu umursamayacak çoğu. Cevap veremediğinde ısrar etmeyecekler. Yaşıyor oluşunu da ölmüş oluşunu da eşit görecekler. Öldüğün duyulunca silinecek adın defterden. Sesini duymaya ihtiyaç duymayacaklar. İşleri sensiz de yapmayı öğrenecekler.”

“Senin ölümün doğduğun gün başladı. Ölmeye razı olmaktı yaşamak; unuttun. Doğdunsa bir kere, ölmeyi de göze aldın demekti. Geri dönüşü yok bu seyrin. Akışlar denize doğru. Her sabah ölü bir günü bırakıyorsun ardında, diri bir günü de öldürmeye niyetleniyorsun. Canına kıyıyorsun günün, canına kıyıyor gün. Dünlerin hepsinde ölüsün, hiçbir yarına yetişemeyeceksin. Sadece bugündür ömrün. Şimdi dirisin sadece. Ve şimdilik ömrün.”

Diyecek çok bir şey yok aslında. Kitaptan aldığım alıntılarla anlatmak istedim düşüncelerimi..

Tavsiyemdir. Her “insan” okumalı..
240 syf.
·10 günde·Puan vermedi
"İstersen binlerce insanla birlikte öl, yine de yalnız ölüyorsun. Yapayalnız. Sırayla değil ölüm. Kitlesel değil. Geleneksel değil. İlk defa sen ölüyorsun. Son defa sen!"

Ölümü yazmak...
Kolay şey değil; bilmediğini, hiç yaşamadığını anlamaya ve anlatmaya çalışmak.
Ki yazar da sürekli dile getirmiş ölüme karşı olan acizliğini; yazdıklarının 'o gün' kendisini yanıltacağını...
Ölümü hatrına getirmeyen bir insan; Rüya.
Ölümü yazmaya çalışan bir insan; Yazar.
Ölümü yaşayan bir insan: Yaşar.
Gariptir ki yazar kendini Yazar karakteriyle değil, Rüya karakteriyle eşleştirmiş...

"Aslında ölüm tadıcısıdır her insan."
240 syf.
·33 günde·Beğendi·7/10
İsmi ile ilgimi çeken ama bir türlü okunması nasip olmayan başka bir kitabı daha an itibari ile bitirmiş bulunmaktayım. Başlık bir yana dursun Senai Demirci benim Trt'de Ramazan programı yaptığı zamanlardan üslubu ve naifliğiyle sevdiğim,bildiğim bir isimdi. İtiraf etmeliyim ki ilk başlarda kitap fazlaca devrik cümle ve söz sanatları ile beni biraz yordu. Ne varki kitap okudukça açıldı ve insanın kendi ölümü ile ilgili böylesine dikkat kesileceği bir kitabın yazılmış olması şaşkınlığı ile ilerledi. Bu kitabı okurken roman olmasına rağmen bir anlık dikkat kaybı ya da aralara gün koymak kitabın bağlarını çözmek açısından ilerde zorlayabilir. O yüzden salim kafayla okumak hem içindeki anektodlar , hem yaklaşım biçimlerini anlamak hem de eminimki kendinizi de düşüneceğiniz bu kitap için iyi bir pozisyon olacaktır. Gerçekten etkilendiğim bir kitap oldu ve güzel şeyler öğrendim. Bu kitapla ilgili kesit kesit bir radyo konuşmasını bulmuşken sizinle de paylaşmak isterim. https://www.youtube.com/watch?v=kuG0QfeQYyo . Kalplerimizin borçlarımızı ödemek için çarpması dileğimle..
İstersen binlerce insanla birlikte öl,yinede yanlız ölüyorsun.Yapayanlız.Sırayla değil ölüm.Kitlesel değil .Geleneksel değil.İlk defa sen ölüyorsun .Son defa sen!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Öldüğüm Gün
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050802801
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
"Adını ölü koydular sessizce. Doktorların ağzından çiğnenmiş sakız gibi çıkıveren o hece yüzünde patladı: Ex! Eksildi dünyadan. Başkasının üzerine kolayca yapışırdı ölü etiketi. Hep başkalarının öldüğünü görmüştü ömür boyu. Başkaları, hep başkaları. Değişen bir şey yoktu aslında. Başkalarına göre ölen yine bir başkasıydı. Kendisi."rnrnKendi ölümünü yazmak üzere yola çıkıp geçmişiyle ve en temel varoluşsal sorunuyla, ölümle, yüzleşen bir Yazar... Sonunun nereye varacağını kestiremediği bir kampanyayı tamamlamaya çalışan başarılı bir reklamcı Rüya... Hiç beklemediği bir anda karşısına çıkıp Rüyanın hayatını değiştiren Hayat Hanım...rnrnBirbirini tanımayan üç kişi ve beklenmedik zamanlarda kesişen hayatları… Hayatı ötelere taşıyan ölümün ve aşkın ortak yüzünde gelişen tereddütler ve acılar yumağı. Anlatı kitaplarıyla büyük bir okur kitlesi edinen Senai Demirci, son derece başarılı bir romanla çıkıyor okuyucularının karşısına.rnrnOkuru ölüm gerçeğiyle yüzleştirirken ölümle barışmaya da çağırıyor. Ölüm deyince akla üşüşen yok olmak, unutulmak korkularına, ölümden sonrasına dair kaygı ve endişelerimize ayna tutarak bizi hayatın en büyük gerçeğiyle esaslı bir yüzleşmenin eşiğine getiriyor, ölüme bakışımızı olgunlaştırıyor.rnrnÖldüğüm Gün, ölümle kazanılacak yeni imkânlara şiirsel bir bakış denemesi, hayatla ölüm arasındaki mahrem aşk hikâyesinin fısıltıları ve iç çekişleri.

Kitabı okuyanlar 193 okur

  • nur
  • Tugay Demirel
  • Mevlüt Taştan
  • İmzasız Adam
  • Yusuf
  • Zeynep KILIÇ
  • Semanur Torlak
  • Burcu Srhn
  • Zıpır
  • Derya Deniz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%25
25-34 Yaş
%42.9
35-44 Yaş
%25
45-54 Yaş
%3.6
55-64 Yaş
%3.6
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.7
Erkek
%23.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.9 (12)
9
%11.6 (5)
8
%18.6 (8)
7
%20.9 (9)
6
%11.6 (5)
5
%4.7 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%4.7 (2)